-Evet, ismi bu. Gerçi sana söylemeye niyetim yoktu...
-peki ama neden?
-Ben çok hoşlandığım kişilerin isimlerini kimselere söylemem. Öyle yaptığımda onların bir parçasını başkalarına teslim ediyormuşum gibi gelir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
... Ama bence güzellik, yani gerçek güzellik aydın ifadenin başladığı yerde bitiyor.
Zeka, başlı başına bir abartı biçimidir ve yüzün uyumunu mahveder. İnsan oturup düşünmeye başladığında, tam anlamıyla bir burun, bir alın ya da bunlara benzer korkunç bir şey olup çıkar. Mürekkep yalamayı gerektiren herhangi bir meslekte başarılı olmuş adamlara bir bak. Ne kadar gudubettirler! Kilise 'dekiler hariç, elbette. Ama onların düşündüğü görülmüş şey değildir zaten... Bir papaz, henüz on sekiz yaşında bir delikanlıyken kendisine telkin edilen şeyleri, seksenine geldiğinde de söylemeyi sürdürür ve bunun doğal sonucu olarak da pek latif ve hoş görünür.