“Biz o kadar uzak olduğunu zannederken, geçmişin bu kadar yakında olması ne tuhaf. Bir cümleden fırlayıp sizi çağırıvermesi tuhaf. Her bir nesne ve sözcüğün, içinde bir hayalet barındırabilmesi tuhaf.”
“...uzun süre kaldım sokaklarda ve her geçen gün çehresi biraz daha bulanıklaşmaya ya da başka çehrelerle karışmaya başladı, insanın hatırlamayı dilediği ve hatırlamakta ayak dirediği şeylere, belleğin saygı göstermediği (yani edilgen kaldığı) tüm imgelere böyle olur zaten. “