“ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili”
Bu aptallar hiçbir şeyi bilmiyorlar. Sen ve senin gibi olan insanları hor görüyorlar. Kendi köpeklerine, atlarına zarar gelmesin diye hiç umursamaksızın senin gibi nice insanları öldürüyorlar. Ama sen ' Yaşasın Kral! ' diye bağırdığında buna sevinirler, kendi büyüklüklerine inanırlar. Bırak öyle kalsın! Bir süre daha buna inanmaya devam etsinler.
Bu çevre olduğu gibi Marquis'indi. Ama buna karşın yoksul bir köydü, çünkü köylü tüm kazandığını vergi olarak ödüyordu: devlet vergisi, kilise vergisi, efendi vergisi, mahalli vergi, genel vergi derken, köylü bunlar altında eziliyor, elinde hiçbir şey kalmıyordu.