Meftun

Meftun
@Dijitalkutuphanemm
Kitap okur, şiir yazar, kedilerimle yaşar, seyahat eder, spor yaparım. Kitap dolu evim, çiçek dolu bahçem var. İnstagramda seyahat ve düşüncelerimi paylaşıyorum. Takip ederseniz sevinirim instagram.com/dijitalanilarimm
Puan vermedi·64 syf.··
2026 1. kitabı
Farabi’nin Mutluluğun Kazanılması eserini okuyunca aslında mutluluğa bakışının bugünkü “keyif almak” anlayışından çok farklı olduğunu görüyorsun. Farabi’ye göre mutluluk öyle anlık hazlarla elde edilen bir şey değil, daha çok insanın kendini geliştirmesiyle, aklını doğru kullanmasıyla ulaşabileceği bir durum. Yani insan ne kadar bilgili, erdemli ve dengeli olursa o kadar mutlu olur fikrini temel alıyor. Kitapta özellikle dikkatimi çeken şey, mutluluğu bireysel bir şey gibi anlatırken aslında toplumsal bir boyuta da bağlaması oldu. İyi bir toplum olmadan bireyin tam anlamıyla mutlu olamayacağını söylüyor. Bu yüzden yöneticilerin ve toplum düzeninin de önemli olduğunu vurguluyor. Biraz idealist bir bakış açısı var ama düşündüğünde mantıksız da gelmiyor. Genel olarak dili ağır sayılmaz ama anlattıkları derin. Okurken “mutluluk nedir” sorusunu biraz daha ciddi düşünmeye başlıyorsun. Bana kalırsa en güçlü yanı, mutluluğu basit bir duygu değil, ulaşılması gereken bir hedef olarak ele alması.
Mutluluğun KazanılmasıFarabi · Panama Yayıncılık · 20245,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·264 syf.··
2025 3. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 06:11
"Mış Gibi Yetişkinler – Yetişkin Çocuklar" / Doğan Cüceloğlu Bu kitap, bana kendimizi ne kadar “mış gibi” yaşadığımızı gösterdi… Toplumun onayına göre şekillenen, sorumluluk almaktan kaçan, gerçek duygularını bastıran bir yetişkinlik hâli… Cüceloğlu, çocuklukta temelleri atılan bu kimlikleri o kadar yalın ama etkileyici bir dille anlatmış ki, her sayfada kendimle yüzleştim. "Mış gibi" yaşamak; güçlüymüş gibi, mutluymuş gibi, anlamlıymış gibi… Ama aslında içimizde bir yerlerde bir çocuk hâlâ anlaşılmayı bekliyor. Kitap, o çocuğu fark etmemizi ve gerçek, bütün bir yetişkin olma yolunda adım atmamızı sağlıyor. Kendine dürüstçe bakmaya cesareti olan herkesin okuması gereken bir kitap. Hem farkındalık kazandırıyor, hem de umut veriyor. Siz de zaman zaman “mış gibi” yaşadığınızı hissediyor musunuz? "Gerçek yetişkinlik, içindeki çocuğu inkâr etmek değil; onu anlamak, onun elinden tutmaktır." – Doğan Cüceloğlu
Mış Gibi YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20213,250 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 4. kitabı
·
91 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 06:11
Çok önceden bitirmiş olsam da, "okudum" seçeneğini işaretleyip inceleme yapma konusunda fazla erteleyici olabiliyorum. Kitapla ilgili incelemeye gelecek olursam; Jean-Jacques Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi adlı eseri, siyaset felsefesi tarihinde çığır açan metinlerden biri olmasının yanı sıra, çağımızda bile güncelliğini koruyan bir düşünsel derinliğe sahip. Eserde, bireyin özgürlüğü ile devletin otoritesi arasındaki denge, bir toplumsal sözleşme fikri çerçevesinde ele alınıyor. Rousseau, doğa durumundan çıkıp toplum haline gelen insanın, özgürlüğünü nasıl koruyabileceği sorusuna yanıt ararken, modern demokratik anlayışın temel taşlarını da atmış. Rousseau, doğa durumunu insanın özgür olduğu, ancak sürekli tehlikelerle karşı karşıya bulunduğu bir hâl olarak betimliyor. Ona göre, insanlar kendi güvenliklerini sağlamak adına bir araya gelerek bir sözleşme yapıyor ve kolektif bir yapıya sahip oluyor. Ancak bu sözleşme, bireylerin özgürlüğünden feragat ettiği anlamına gelmiyor; aksine, özgürlük, genel iradeye dayalı bir düzen içinde koruyor ve tanımlıyor. Rousseau, bireysel iradelerden farklı olarak genel iradenin her zaman halkın iyiliğini amaçladığını savunuyor. Burada belirleyici olan, çoğunluğun isteği değil, ortak iyiliğe hizmet eden kararların alınmasıdır. Bu noktada Rousseau, halk egemenliği kavramını geliştirerek, yönetimin halkın iradesinden doğması gerektiğini vurguluyor. Eserde tartışmalı bulunan ve sıklıkla yanlış anlaşılan ifadelerden biri, "İnsan özgürlüğe zorlanabilir." sözüdür. Rousseau'ya göre, gerçek özgürlük, bireyin sadece kişisel çıkarlarına değil, ortak iyiliğe hizmet eden yasalara uymasıyla mümkündür. Yani birey, toplumun genel iradesi doğrultusunda hareket ettiğinde, aslında gerçek anlamda özgürleşmiş olur. Bu düşünce, modern demokratik
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Kapra Yayınları · 202017,9bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2024 28. kitabı
Platon'un bu kitabı, okuduğum diğer kitaplarına göre cümleleri biraz daha dolaylandırmış olsa da, okuyucularına, karanlık yolunda ışık arayanlara, dil felsefesinin başlangıç noktası, dilbiliminin kaçınılmaz başvuru kaynağı, dille ilgili kafamızı kurcayan bir sürü sorunun ilk telâfuz edildiği metindir. Okurken dillerin gelişimini, isimlerin hangi amaç ve çözümler doğrultusunda konulduğunun en ince detayına kadar bizleri aydınlatmaya çalışıyor. Felsefede aydınlanmanın ilk adımı kitapla başlar. Öncü filozofların soruları ve o sorulara kendilerinin verdiği yanıtları, kitabın son sayfasını da bitirdikten sonra, okuyucu da zihninde istişare ederek kendi doğrusunu bulur. Kratylos ve Hermogenes'in Sokrates'e eşlik ettiği bu kitapta, Sokrates'in rehberliğinde ilerleyebilir, onun her soru işaretiyle oluşan tezini, bir sonraki soru işaretiyle ilerletmesi, sizlerin de kafasında bir sürü soru işareti oluşturabilir. Fakat soru işaretleri arasında, yolunuza ışık olacak soru ve cevabını barındıran kısma denk gelebilirsiniz. Geldiğiniz bu kısmı nakış gibi hafızanıza işler ve kendi fikirlerinizi de ekleyerek içsel istişarenizi yaparsanız, farkında olmadan farkında olmanız gereken bir gerçeği, bir yaşam temel taşını sorgulamış ve cevabını bulmuş olabilirsiniz. Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
KratylosPlaton (Eflatun) · Dergâh Yayınları · 2016350 okunma
Puan vermedi·295 syf.··
2024 25. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 02:31
Larry Livingston... bir borsa dehası... Borsaya ilk başladığımda kendi kendime "kaybedecek neyim var ki?" düşüncesiyle girmiştim. Zaman içinde sahip olduklarım, elde ettiklerim ve kazandıklarım, sabah bir saatin beni kaldırması ve üstüm olan birinin verdiği emirlerle çalışacağım bir şirkette, birkaç yıl içerisinde kazanacağımdan çok daha fazlasını kısa süre içerisinde bana kazandırdı. Duygusal çöküşler, gelecek kaygıları, başaramama korkusu, kaybetme korkusu ve dip psikolojisi sizi borsada durdurabilir. Bu etkenler sizin risk almanıza engel de olabilir. Paranızın bir kısmını "hiçlik" olarak görmelisiniz. Bu hiçliği finansal anlamda yoktan var etmek için, iyi bir üniversiteyi kazanma yolundaki çalışma azmini, en iyi yatırım yapabileceğiniz şirketler üzerinde araştırma yapmada kullanmalısınız. Ve bingo! Yatırımınızı yapma vakti... 2 artış 1 düşüş yapan uzun vadeli şirketinizi bulduğunuz zaman, o şirkete son bir yıllık durumunda en düşük olduğu yerden alarak, bir sonraki 2 artış yılını beklemelisiniz. Fakat bu süreçte, o parayı tamamen unutmalı ve hiçbir zaman öyle bi' paranız yokmuş gibi davranmalısınız. Eger araştırmanızı yaparsanız, doğru şirketi bulursanız, korkunuzu da yenerseniz, hayatınız o iki yılda değişebilir. Bunlar benim borsa taktiklerim. Fakat Livingston bambaşka bir zeka ve bambaşka bir deha... onun gibi olmak zor. Onun gibi olmanın bir diğer yanı fazla hırsa kendinizi kaptırmaktır. Bu hırs sizi rahatlığa alıştırıp sizi en dibe götürebilir. Bu kitap hem örnek alınması, hem de ibret alınması niteliğinde bir eserdir. Borsaya her merak saran insan bu kitabı okumalıdır. Borsa ile ilgili taktik ve stratejiler her zaman vermişimdir. Ama herhangi bir şirket ismi vererek yatırım tavsiyesi asla :) İyi okumalar
Bir Borsa Spekülatörünün AnılarıEdvin Lefevre · Scala Yayıncılık · 20161,856 okunma