Dilan Başer

“Şimdi bize burada neyi öğretiyorlar, imkânsızlıklardan imkân yaratmayı! Zaten imkân bolken gerekeni yapmaktan kolay ne var? Biz burada imkânsız kelimesinin ne boş bir şey olduğunu anladık. İmkânsız diye bir şey olaydi Kurtuluş Savaşı’nı kazanır mıydı bu millet? Atatürk'ün en sevdiğim sözünü bir kâğıda yazdım, ceketimin göğüs cebinde taşıyorum: "Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana büyük derlerse bunu söyleyenlere güleceksin.”
Sayfa 138·Kitabı okudu
Reklam
“Köyde saat ne gezer... Camiinin kapısına yansıyan güneşe göre günün hangi yarısında olduğumuzu anlardık. İleride param olursa bir kol saati alacağım kendime. Başka da bir şey istemiyorum. Kolumda bir saat olsun yeter. Medeniyetin ne olduğu hatırlatsın bana. Biçare olmadığımı hatırlatsın. Nah şu çıplak ellerimle başıma çatı yapabileceğimi, kursağıma ekmek üretebileceğimi hatırlatsın. Yeter ki kafamda bilgi olsun.”
Sayfa 85·Kitabı okudu
“Köylerde kızın kadının hiç kıymeti yoktur. Hatta kaç çocuğun var diye sorana sadece erkek çocuk sayısını söyler babalar. Kadın yok hükmündedir. O yüzden burada kızlar bize yardım ediyor, biz kızlara... Ben çok memnunum. Bu kahpe düzen değişsin artık. Kadınlar da insan sınıfına girsin.”
Sayfa 81·Kitabı okudu
“Kendimizi hasta olduğumuza ikna ettiğimiz için hastayız ve psikanaliz bu ikna olmuşluğu, hepimizde var olan bu hastalığı keşfederek pekiştiriyor. Merhum Sofokles tarafından zavallı Ödipus’a bir zamanlar teşhis konulmuştu… Gülmek, her şeyden iyi olurdu. Bu hastalığa daha önce hiç yakalanmadığımın en büyük kanıtı, hiç iyileşmemiş olmamdır. Ne kadar kendimize terapiye ihtiyacımız olduğuna ikna edersek o kadar az iyileşme şansımız vardır”
Sayfa 233 - Zeno·Kitabı okudu