Dilaver Korkmaz'ın kaleme aldığı Masumiyet Çağı adlı kitabını nasıl yorumlayacağımı gerçekten şuan bilmiyorum. Burdan nasıl etkilendiğimi nasıl beğendiğimi sizlere anlamalısınız. Gerçekten her satırını okuduğumda boğazım düğümlendi diyebilirim. İnsanlar gün geçtikçe empatiden yoksun bir şekilde büyüyor gerçekten. Kitapta otizm farkındalığını o kadar güzel ele alınmış ki anlatamam. Otizm hastalık değil bir farkındalıktır. Fakat bizim gibi dünyanın her kesiminden insanlar bu durumu o kadar yanlış yerlere çektiğini bu kitapta gördüm. Hâlbuki onların tek istedikleri sevgi ve ilgi olması... Ercan, %90 otizmli. Annesi Nurgül onunla her daim ilgilenir. Bir yandan ölüm haberleri bir yandan otizmli olan insanların iyileştiği bütün dünyaya yayılır. Nurgül bu olayın normal olmadığını anlayarak bir araştırma içerisine girer. Nurgül bu durumu video çekerek yayınlamaya başlar. Maalesef insanlar deli olduğunu yalancı olduğunu dolandırıcı olduğunu düşünür... 25 Temmuz 2021 de her şey bir anda oluverir. Her şey tam tersi olduğu bir an olur. Cinayetin, zulmün, savaşın olmadığı, yardımlaşmanın, dayanışmanın olduğu bir an olur. Ve bu durum Masumiyet Çağı olarak adlandırılır. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap olacak sanırım. Sizlerde alın ve okuyun. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.♡ Masumiyet ÇağıDilaver Korkmaz
Öncelikle kitabın konusu gerçekten inanılmaz yaratıcı. Bir sebepten dünyanın bir durum karşısında normal insanlarda sorun yaratan ve onların ölümüne yol açan ama down sendromlu ya da otizmli insanları iyileştirdiği bir enerjiden etkilendiğini düşünün.
Konu olarak gerçekten ilgimi çekse de konuyu ele alışı olarak çok fazla benim hoşuma gitmedi. O dönemi gören insanların konuşmalarını okuyoruz ve neredeyse birebir aynı şeyleri okuyormusuz gibi hissettirdi bana. Ortaokul ve liselerde farkındalık oluşturmak adına okutulması gereken bir kitap olmasını düşünüyorum daha ziyade
Merhabalar, bugün sizlere #masumiyetçağı nın devam kitabı olan 6. Nesil kitabının yorumunu getirdim.
Masumiyet Çağı yazarın İlk kitabı olmasına rağmen kusursuzdu. Kitap, dünya üzerinde tüm sağlıklı insanların öldüğü sadece Otizm ve Down sendromlu kişilerin hayatta kaldığı, cinayetlerin, kötülüklerin olmadığı yeni bir çağ olan Masumiyet Çağı'nın başladığını anlatıyordu. Bu kitapta ise masumiyet çağının tehlike altında olduğunu ve nedenlerinin araştırılıp, bulunması sürecini okuyoruz. Ayrıca masumiyet çağının oluşmasına neden olan elektromanyetik dalgaların sebebini ve kimin yaptığını da öğreniyoruz.
*Dilaver Bey bu kitabı Bilimkurgu ve mitoloji ile harmanlanmış ve yine kusursuz bir romana imza atmış.
*180 yıllık süregelen masumiyet çağı gelen cinayet haberleri ile sarsılır.
Ercan Turanlı’nın torunu Göktuğ bu olayları araştırmaya başlar ve elde ettiği sonuçlar ona Göbeklitepe'yi işaret eder. Ercan, arkadaşı Michael ile birlikte Göbeklitepe'ye gider ve bazı cihazlar sayesinde gelen sinyalleri kaydederler. Sonrasında Ankara'ya geçip o sinyalleri incelerler ve mesajı çözerler.
Mesajı gönderen Aguno gezegeninden Krayer ile tanışırlar. Dünyada yaşanan sorunların aynısı Aguno gezegeninde de yaşandığını, sorunların kaynağının Mahagonlar olduğunu öğrenirler.
İnsanları etkisi altına alan enerji formlarını yani Mahagonların amacı bir kuantum geçidi açarak bütün dünyayı sonsuz bir kötülük ve karanlığa mahkum etmektir.
Ercan, Michael ve Krayer Mahagonları durdurabilmek için oldukça zorlu bir macera içinde kendilerini bulurlar.
Kitabı bir gecede okuyup, bitirdim. Konusu ve kurgusu oldukça başarılı bir şekilde kaleme alınmış. @dilaverkorkmazz ın kalemine, yüreğine sağlık. Kalemi daim, okuru bol olsun.
*Farkındalık adına yazılmış bu ikileme seriyi kesinlikle alıp,