Ne idiysen onu yansıtan
amansız bir ayna şu beyaz kağıt.
Senin sesinle konuşur beyaz kağıt
senin gerçek sesinle
beğendiğinle değil;
senin eserindir, boşuna harcadığın
bu hayat.
Yeniden ele geçirebilirsin belki
seni başladığın yere
fırlatan bu kayıtsız nesneye
tutunabilirsen eğer.
Bunca yer gezdin; aylar, güneşler gördün
ölülere, dirilere dokundun
inlemesini bir kadının
kinini büyümemiş bir çocuğun –
ama bir hiç olacak bütün bu duydukların
sen bu boşluğa güvenmedikçe.
Yitirdiğini sandığın şeyleri bulacaksın
belki orada:
gençliğin filizlenişini, yaşlılığın çöküşünü.
Hayatın sen ne verdiysen odur
bu boşluk sen ne verdiysen odur
bu beyaz kağıt.
Yorgo Seferis, Beyaz Kâğıt
Bir suç ortağına da polise de ihtiyacım yoktu, tek başıma yeterince günah işliyordum ve yeterince sıkıydı bileğime kendi ellerimle taktığım kelepçelerim.