Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölüm yavaş yavaş içimi kaplıyor benim. İyi biliyorum, ben her şeyi bitmiş bir adamım, artık beni ne fakülte profesörleri ne de perhize girmek kurtarır. İnsan altmış beş yaşına gelince, iyiliğe yüz tutmaz artık. Beni mahveden, beni yiyip bitiren şeyin ne olduğunu biliyorum: Ölüm. Şu önümde duran birkaç yıllık ömür, ömür değil, can çekişmenin ta kendisi. Ama ben ne zaman yaşamak yüzü gördüm ki? Yaşamak, kendim için, yalnız kendim için, ne vakit oldu bu? Ben ne gibi bir hayat sürdüm? Bütün ömrüm para toplamakla geçmedi mi, para, para? Ama her zaman da başkaları için; bugün ne işime yarıyor bu para?
Bir kalbi, bir daha onarılamayacak şekilde çökertmek için, kaderin, her zaman, öyle büyük bir çalışmaya, keskin ve acı bir kuvvete ihtiyacı yoktur; şu muhakkak ki kaderin o söz dinlemeyen şekilci iradesi, üstünkörü bir sebeple, ölümü meydana getirmekten özel bir zevk duymaktadır.