SESSİZ GEMİ
Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan .
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol ; Sallanmaz o kalkışta ne mendil , ne de bir kol .
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli , Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli ,
Biçare gönüller ! Ne giden son gemidir bu ! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu .
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler ; Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler .
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden , Bir çok seneler geçti ; dönen yok seferinden .
YAHYA KEMAL BEYATLI
Sonu gelmez şövalye romanları gibidir bu yaşantı: en zor anlarda daima açık bir kapı bulunur girip saklanacak. Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? Hangi kusurunu düzeltmeye fırsat verdiler? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana? Birdenbire, ‘Buraya kadar!’ dediler. Oysa bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara; pencereden görünen hiç bir ağacı, hiç bir gökyüzü parçasını kaçırmazdın.
“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim,” dedi: “Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”