"Zaten dünyayı erkekler bozar, savaş çıkarır, felaketlere neden olur; kadınlar ise hayatı devam ettirir, yaraları sararlar. Güçlü kadın dayanışmasını yazarken, bir anlamda da özlemimi ifade ettim."
Siz Türkiye gibi lisan öğretmemekle tanınan bir memlekette; beş yüz, yahut bin imam-hatip okulunda, iki bin tane iyi Arapça uzmanı istihdam edebileceğinizi iddia edebilir misiniz? Böyle insanlar yok ki ortada. Kendinizi kandırmayın!
Eğitim, kitlenin taleplerinin dinleneceği yer değildir; kasaba türü siyasetin, nabza göre şerbetin yeri değildir. Çünkü eğitim, dünyanın en önemli meselesidir.
Bir toplum ancak filoloji bilgisine sahipse bütün zamanları kontrol ediyordur, musiki ve matematikten anlıyorsa bütün insanlıkla irtibat kurabiliyordur. Bunu bizde en iyi Atatürk anlamıştır.
İslamiyet'in en hoş yaşandığı yer Saraybosna'dır. Orada Müslümanlık, Osmanlılık ve medeniyet birleşmiştir. Ezan sade insan sesiyle okunur, pek güzeldir.