Dilek

İnsanlar ölmesin demiyorum…İstediğim çocuklar ölmesin!
10/10
·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 22:13
Kitap, kimliğini ve geçmişini denizin derinliklerinde bırakıp, coğrafyanın en uç noktasına, Hakkari’nin Pirkanis köyüne "yabancı" olarak düşen bir kazazedenin/sürgünün hikayesini konu alır. Adsız kahramanımız bu köyde yalnızdır, yabancıdır. O onların dilini bilmez, onlar da onun. Hem bir öğretmendir orda hem bir öğrenci. Kitap o kadar sürükleyici ki nasıl bir anda bitti anlayamadım. Ferit Edgü’nün Hakkari’de öğretmenlik yaptığı yıllara ait izlenimlerini anlatan bu kitap biraz anı biraz roman biraz şiir tadında. Anı kadar gerçek, roman kadar sürükleyici ve dili kullanımı şiir gibi… O coğrafyayı, insanlarını o kadar güzel anlatmış ki. Bir de yalnızlığını… Kitapta yine kendini yabancı olarak tanımlayan Halit karakteri var. Sürekli kahramanımızın yanına uğrar. Uğramadığı bir gün kahraman bunu o kadar dert eder ki hatta gidip karısına sorar. Çünkü çok yalnızdır ve küçücük odasına gelen bu köylüye aslında muhtaçtır… Bir kitabın konusundan çok beni ne kadar çok düşündürdüğü, ne kadar çok cümlenin altını çizdiğimle belirlerim beğenimi. Bu kitabın çoğu yerinde durup düşündüm, bir öğretmen olarak kahramanın çaresizliğiniz anladım.. öğretmen olmaya da gerek yok bir insan olarak bebeklerin gözlerinin önünde ölüşünü, köye hekimin gelmeyişini, köylülerin hasta çocuklar için öğretmene danışmasını ve onun da çaresizce “ama ben hekim değilim” deyişini anladım. Hissettim. Bu kitabı okuduktan sonra bir de Ceyhun Atuf Kansu’nun Kızamık Ağıdı şiirini okuyun lütfen.. İncelememi de yine bu şiirle bitirmek isterim: Bir bir saydım, yirmi üç çocuk, Ah, güllü Gülizar öldü, Gördü kış güneşi, gamlı ve donuk, Daldı oğlanlar, çiçekti kızlar, öldü…
Hakkari’de Bir MevsimFerit Edgü · Everest Yayınları · 202313,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·284 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 18:41
Ocak ayının son kitabı Yakup Kadri’nin anı türündeki bu eseri oldu. Anı okumak yazarı daha iyi anlamamızı ve dolayısıyla eserlerini de daha farklı bir bakış açısıyla ele alabilmemizi sağladığı için önemli diye düşünüyorum. Yakup Kadri’nin bu hatıratında sadece onu tanımakla kalmıyoruz aynı zamanda dönemin önemli yazarlarını da Yakup Kadri gözüyle tanıma fırsatı yakalamış oluyoruz. Ahmet Haşim, Cenap Şehabettin, Abdülhak Şinasi, Abdülhak Hamid gibi isimlerin hiç bilmediğimiz yönlerini keşfediyoruz. Hatta diyebilirim ki Yakup Kadriden çok onları keşfediyoruz. Yazarların hayatlarına ilgiiniz varsa keyifle okuyacaksınız. Ben okurken çoğu yerde kendimi Yakup Kadri’yle dedikodu yapıyormuş gibi hissettim:) Yazarların hiç bilmediğim yönlerini- özellikle özel hayatlarını- bilmek benim için keyifliydi(Her ne kadar bazı yazarlar beni hayal kırıklığına uğratsa da). Ancak Yakup Kadri’yi tanıma amacındaysanız önce Anamın Kitabı’nı okumanızı tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar dilerim. Kitapla kalın:)
Gençlik ve Edebiyat HatıralarıYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2017405 okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 21:32
Yakup Kadri bu kitap için “Belki romanlarımın bütün anahtarlarını verdiğim kitabım” diyor. Bu nedenle okumak önemli aslında. Yazarın çocukluğunu anlattığı bu kitabı hem onu hem de romanlarını daha iyi anlayabilmek için okunmalı diye düşünüyorum. Okuması da çok keyifli, yer yer gülüp yer yer hüzünleniyorsunuz. Çocukluk anılarını, muzipliklerini okumak beni güldürürken özellikle babası ile ilişkileri ve o dönemin eğitim şartları(falaka bölümü) üzdü tabi. Anı türünü seviyor ve Yakup Kadri’yi daha yakından tanımak istiyorsanız mutlaka okuyun.
Anamın KitabıYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012280 okunma
9/10
·208 syf.··
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 23:40
Yine son günlerin çokça bahsedilen kitaplarından biri Bahçıvan ve Ölüm. Baba kaybı ve babanın hayatımızdaki rolü, ölüm ve yas süreci gibi konuları işleyen bir anı roman- bence anı tarzına daha yakın. Kitabın ilk 60 sayfası daha çok babanın hastalık sürecini ele alıyor ve tabi bunu çocuğun gözünden(yani yazarın)anlatıyor. Her çocuğun gözünde ilk kahramanı olan babasının artık altında bez olması, yemek bile yiyememesi… Bir yandan çocuk için-yaşı kaç olursa olsun çocuk o-bunları görmenin acısını diğer yandan babanın mahcubiyetini iliklerinize kadar hissediyorsunuz ve bu bölümler benim için çok etkileyiciydi. Gözyaşlarıma hakim olamadım okurken. Bazı yerlerde devam edemeyip ara verdim kitaba. (Bu noktada babasını kaybeden bir kişinin bu kitabı okumasının ne kadar zor olabileceğini de düşündüm.) 60. sayfadan sonrası ise babanın vefatı ardından yas süreci ve anılar üzerinden ilerliyor. Hatta yazar çok üzücü olmasın diye araya komik anılar serpiştirmiş. Kitapta çok edebi, süslü cümleler yok. Büyük kurgular da yok. Çok sade, çok akıcı ve çok bizden biri anlatıyor gibi. Kitabı etkileyici yapan da bu bence. Böyle bir kayıp yaşayan herhangi biri bunları düşünüyordur mutlaka diyorsun, bunu hissediyorsun. Yapay hiçbir şey yok kitapta. Benim çok beğendiğim bir kitap oldu. Beğenmeyenler de var ancak beğenmeyenlerin beklentisini yüksek tuttuğunu düşünüyorum. Bir kitabın bu kadar popüler olması beklentiyi yükseltiyor. Beklentileri ve önyargıları bir kenara bırakıp okuyanların kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Herkese iyi okumalar, kitapla kalın.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 00:50
Yoksulluğun ve adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada geçen etkileyici bir hikâye. Roman, çöplükte yaşayan üç arkadaşın – Rafael, Gardo ve Jun-Jun (Sıçan) – tesadüfen buldukları bir çantayla başlayan tehlikeli ama umut dolu yolculuklarını konu alıyor. Merak duygusunun sürekli hakim olduğu romanın temposu hiç düşmüyor; gizem, macera ve duygusal derinlik bir arada ilerliyor o yüzden de bir çırpıda okunuyor. Keyifle okunacak bir kitap. ️Ancak çocuk ve gençlik kitabı olarak geçiyor ve çoğu okuma listelerinde karşımıza çıkıyor bu kitap. Çocuklara okutmak isteyenler varsa şunu belirtmeliyim ki kitapta on üç- on dört yaşında olan kahramanların sigara ve içki içtiklerini, bir yerde de polis yaraladıklarını görüyoruz. Bu durum, özellikle daha küçük yaş grupları için kitabın uygunluğu konusunda soru işaretleri doğurabilir. Bununla birlikte, Mulligan’ın amacı bu davranışları özendirmek değil tabii ki çocukların içinde yaşadığı sert, adaletsiz ve umutsuz dünyayı gerçekçi biçimde yansıtmak..
ÇöplükAndy Mulligan · Tudem Yayınları · 20154,309 okunma