Tanrı’ya tüm yaşamın babası diye övgüler düzülürken, yaşamın kendisinden kaynaklandığı cinsellik kısaca suskunlukla geçiştiriliyor, hatta belki de şeytanın eseri diye görülüp günah kapsamına alınıyor.
Niye “ötekiler” den, yani korkaklardan böyle alaylı bir dille söz ediyordu? Aslında korkak diye niteledikleri, gerçekte Tanrı’nın rızasını kazanmış dindar insanlar değiller miydi?
Diyelim, aramızda bir kavga çıktı, sonradan hep ben vicdan azabı çekiyor, hep ben kendime kötü kişi gözüyle bakıyor, kavgayı çıkaranın, af dilemesi gerekenin kendim olduğuma inanıyordum. Çünkü kız kardeşlerime kötü davranmakla anne ve babama kötü davranmış sayıyordum kendimi, iyi denen, otorite denen şeye sırt çevirmiş görüyordum.