Kuşkusuz her Müslüman'ın yaşamında ve hayata bakışında Kur'an'ın belirleyici bir yeri vardır/olmalıdır. İnanan insan, temel düşüncelerinde Kur'an'ı merkez almak durumundadır; zira Kur'an hayatı anlayıp yorumlamada temel referanstır. İlahi iradenin açılımı olarak Kur'an, Müslüman bireyin yaşamında izleyip rehber edinmesi gereken birincil kaynaktır. Yaşamımıza Kur'an'dan hareketle yön vermek kadar etrafımızda olup bitenleri yine Kur'an'dan hareketle değerlendirmeye çalışmak bir Müslüman olarak bizden beklenen doğru tavırdır.
gayrimüslim güç odakları kendi perspektiflerinden İslam'ı ve Müslümanları tanımlamaya çalışmaktadırlar. Bununla kendi çıkar ve menfaatlerine halel getirmeyecek bir İslam algısı ön plana çıkarılmaya ve dün-ya Müslümanlarına model olarak sunulmaya çalışılmakta; şayet bu mümkün olmazsa -ki İslam'ın temel referansları ve evrensel öğretileri dikkate alındığında bu pek mümkün gözükmemektedir- bu durumda, Hıristiyanlığın tarihsel süreçte tecrübe ettiği yerelleşme, ulusallaşma tecrübesinden hareketle Batı değerleriyle çatışmayacak evrensellikten, ümmet bilin-cinden uzak yerel İslami yorumlar üretilmeye çalışılmaktadır
hayatı doğru anlamak, gerek içinde bulunduğumuz evrenin gerekse bireysel varlığımızın anlamını ve gayesini idrak etmek ve gerçek anlamda kurtuluş için Kur'an'la doğru bir ilişki kurmaya mecburuz.