Tüm küçük şehirlerde,özellikle de Montreuil-sur-mer'de,yılda iki yüz bin frankı saçıp savuran Paris'teki benzerleri gibi,yılda bin beş yüz frankı kemirip tüketen delikanlılar vardır.Bunlar,hiçbir insani değeri bulunmayan,biraz toprağa,biraz ahmaklığa,biraz zekaya sahip olan,salonlarda hödük gibi davranan,meyhanelerde kendini soylu bir beyefendi sanan,tarlalarından,ormanlarından,köylülerinden söz eden,beğeni sahibi olduklarını göstermek için aktristleri ıslıklayan,savaşçı olduklarını göstermek için gamizonun subaylarıyla dövüşen,ava çıkan, sigara ve içki içen,esneyip duran,enfiye çeken, bilardo oynayan,arabadan inen yolculara bakan,kafelerden çıkmayan,masalarının altında
kemik yiyen köpekleri ve servis yapan metresleriyle akşam yemeklerini hanlarda yiyen,bir meteliğin hesabını soran,o yılın modasını abartan,trajedilere hayranlık duyan,kadınları aşağılayan,eski çizmelerini yıpratan,Parislinin gözüyle Londra'yı ve Pont-a-Moussonlunun gözüyle Paris'i taklit eden,hiç çalışmadan,hiçbir işe yaramadan,suya sabuna
dokunmadan derbederce yaşlanan,özgün hiçbir yanı bulunmayan o sınıfa mensup,iğdiş edilmiş,asalak kişilerdir.