Böyle bir kurgu ancak yeşilçam filmlerinde olur dediğim, yok daha neler bu da mı oldu? sorularıyla kafamı kurcalarken gözlerimden akan yaşlar eşliğinde bitirdiğim ve hiç bir edebi yönü olmayan bu kitaba inceleme yazmayı kendime borç bilirim. İsmi "yaşamak" olan ama aslında yaşamamayı anlatan , tavsiye üzerine okudum, kolay akıcı , olay döngüsü basit bir kitapdı. Yalnız, fakirlik olgusu iyi anlatılmıştı bu konuda haksızlık yapmamak gerek . Üniversite de çok sevdiğim bir hocamın "tabağınızda bir tek pirinç tanesi dahi bırakmayın, pirinç çok zor şartlar altında , bataklıkta bata çıka yetiştiriliyor" sözü de aklımın bir ucundaydı ve ismini hatırlayamadım o hocamın da bu kitabı okumuş olduğu düşüncesi, kitabı okurken hep aklımdaydı.Uzunca yıllar siyasi bulunarak yasaklanmış olmasını okuduktan sonra çok daha iyi anladım. Kitabın, farklı yıllarda ve farklı kişiler tarafından uyarlanan dizisi, sinema filmi ve bir tane de tiyatro oyunu varmış . Şimdi değil ama biraz zaman sonra izlemeyi düşünüyorum , şimdilik bu kadar dram yeter.