Değerlendirmeye çalışacağım ‘Macarlar - Kökler ve Türkler’ kitabının yazarı, Ege Üniversitesi öğretim üyesi, Türk bilim ve kültür hayatına çok büyük hizmetlerde bulunmuş ve Allah’ın izniyle daha da bulunacak olan Prof. Dr. Osman Karatay, muazzam Türk tarihi projesi olan ve merhum Halil İNALCIK Hoca’nın da kitaplığında en erişilebilir yerde bulunan (ki kendisi de Yayın Kurulu Başkanı idi) ‘Türkler’i yöneterek “ortalığa Türklük dehşetini saçmış”, 37 ciltlik dev Türk tarihinin ortaya çıkışında en büyük pay sahiplerinden biri olmuştur. Türk Dünyasına Hizmet Ödülü sahibi de olan Hocamız, yüz ellinin üzerinde makale ve bildirisinin yanı sıra birçok kitaba da imza atmış bulunmaktadır.
Bu kitaba giden süreçte, Karatay Hoca, bu ve benzeri konuda birçok makale yazmış, isim ve dil incelemeleri yapmış, özellikle “Türklerin Kökeni”, “İlk Oğuzlar”, “Bulgarlar-Yitik Bir Türk Kavmi” vd. kitaplarını yazmış ve bu sayede ister istemez Macarların da kökenlerine inmiş; önsözde belirttiği gibi bu kitap önceki çalışmalarının temelinde çoktan oluşmuş ve editör Ayşegül Büşra Paksoy’un ısrarlı tavrı sayesinde de kitaplaşmıştır.
Kitabının bir tarih kitabı olmadığını, alışıldık siyasi tarih metinleri yazmayı sevmediğini, eskiden beri Macar-Türk birlikteliği konusunda okumalar yaptığını ve bunun öncesinde, Macarların uluslararası ismi olan ‘Hungar’da Hun isminin saklı olduğunu zannettiğini de belirten ve nacizane gereksiz alçak gönüllülük yaptığını değerlendirdiğim Hoca; Bulgarlar ve Hazarlar gibi esas çalışma alanlarında çırpınıp dururken, her kademede ve her anda Macar gerçeğiyle karşılaştığını ve muhakkak ki buna kayıtsız kalamadığını itiraf eder.
‘Kısa Bir Eski Macar Tarihi’ bölümü ile kitabına giriş yapan Hoca; “Doğudan Avrupa’ya gelen çok sayıda topluluk içinde -bazı küçük Türk toplulukları
Örneğin ilk baskıda Pamuk Prenses'in öldürülmesini isteyen üvey değil, öz annesiydi. Avcıya ciğerlerini söküp getirmesini çünkü onları yiyeceğini söylemişti. Benzer bir şekilde Rapunzel, prensin kendisine yaptığı ziyaretler sonucunda hamile kalıyordu. Diğer taraftan Uyuyan Güzel'in uyuduğu sıralarda başına gelen ilginç durumlar söz konusuydu. Grimm kardeşler tüm bu eleştiriler doğrultusunda hikayelerinde bir takım ekleme ve çıkarmalar yaparak yeni baskılar da cinsellikle ilgili unsurları iyice azaltmışlardı.