Kökler ve Türkler

Macarlar

Osman Karatay
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
285
Basım Tarihi:
2020
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9786051559032
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bu adam bi harika dostum...
10/10
·285 syf.··
Beğendi
·
2021 337. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2021 19:27
Değerlendirmeye çalışacağım ‘Macarlar - Kökler ve Türkler’ kitabının yazarı, Ege Üniversitesi öğretim üyesi, Türk bilim ve kültür hayatına çok büyük hizmetlerde bulunmuş ve Allah’ın izniyle daha da bulunacak olan Prof. Dr. Osman Karatay, muazzam Türk tarihi projesi olan ve merhum Halil İNALCIK Hoca’nın da kitaplığında en erişilebilir yerde bulunan (ki kendisi de Yayın Kurulu Başkanı idi) ‘Türkler’i yöneterek “ortalığa Türklük dehşetini saçmış”, 37 ciltlik dev Türk tarihinin ortaya çıkışında en büyük pay sahiplerinden biri olmuştur. Türk Dünyasına Hizmet Ödülü sahibi de olan Hocamız, yüz ellinin üzerinde makale ve bildirisinin yanı sıra birçok kitaba da imza atmış bulunmaktadır. Bu kitaba giden süreçte, Karatay Hoca, bu ve benzeri konuda birçok makale yazmış, isim ve dil incelemeleri yapmış, özellikle “Türklerin Kökeni”, “İlk Oğuzlar”, “Bulgarlar-Yitik Bir Türk Kavmi” vd. kitaplarını yazmış ve bu sayede ister istemez Macarların da kökenlerine inmiş; önsözde belirttiği gibi bu kitap önceki çalışmalarının temelinde çoktan oluşmuş ve editör Ayşegül Büşra Paksoy’un ısrarlı tavrı sayesinde de kitaplaşmıştır. Kitabının bir tarih kitabı olmadığını, alışıldık siyasi tarih metinleri yazmayı sevmediğini, eskiden beri Macar-Türk birlikteliği konusunda okumalar yaptığını ve bunun öncesinde, Macarların uluslararası ismi olan ‘Hungar’da Hun isminin saklı olduğunu zannettiğini de belirten ve nacizane gereksiz alçak gönüllülük yaptığını değerlendirdiğim Hoca; Bulgarlar ve Hazarlar gibi esas çalışma alanlarında çırpınıp dururken, her kademede ve her anda Macar gerçeğiyle karşılaştığını ve muhakkak ki buna kayıtsız kalamadığını itiraf eder. ‘Kısa Bir Eski Macar Tarihi’ bölümü ile kitabına giriş yapan Hoca; “Doğudan Avrupa’ya gelen çok sayıda topluluk içinde -bazı küçük Türk toplulukları
Tarih
MacarlarOsman Karatay · Ötüken Neşriyat · 202029 okunma
10/10
·285 syf.·
2024 24. kitabı
Don boylarında bilinen tarihlerine adım atan Macarların Onoğur birliği içerisinde göç edişlerini ve bu göçler neticesinde yeni yurtlarını tutuşlarını, Onoğur birliği içinde küçük bir boy iken zaman içerisinde büyüyüp adlarını içerisinde Türk asıllı Oğurlara da verdiklerini, kendilerine Türk dediklerini ve Göktürklerle aynı coğrafyada ilk olarak ortaya çıktıklarını, Macarcanın Türkçe ile olan bağlarını merak ediyorsanız okumalısınız.
MacarlarOsman Karatay · Ötüken Neşriyat · 202029 okunma
Puan vermedi·285 syf.··
2020 35. kitabı
Bilinen en büyük sıkıntılardan biri olarak Ural ve Altay ailelerini tastamam ayıranlarca hiçbir şekilde akraba gösterilmeyen Macarca ve Türkçenin durumunda ortaya çıkıyor. Çünkü bu iki dil birbiriyle, ailenin bütün dilleriyle olandan daha fazla bağlantıya sahiptir. Türkçe toptan Macarcaya Moğolcadan daha yakın, Macarca da aynı şekilde Türkçeye ikiz kardeşleri Vogul ve Öytyak dillerindendaha yakın duruyor. Çünkü yerleşik tarih kuramları Avrasya’nın batısında erken dönemde bir Türk varlığı öngörmediğinden, Orta çağlardaki birkaç asırlık bir ilişki böyle bir ortaklığın oluşmasını hiçbir şekilde açıklayamıyor. Sarmatların kökleriyle ilgili tüm yeni çalışmaların bu konunun aydınlatılmasına katkı yapacağına inanıyor Osman Karatay, çünkü Macarların aynı bölgenin ve aynı dönemdeki sürecin ürünü olarak tarih sahnesine çıkmış gözüktüğünü belirtiyor. Burada araya girerek İlhami Durmuş'un Sarmat ve İskitler kitapları ile Ekrem Memiş'İn İskitler kitabı okunması gerektiğini düşünüyorum. Ortak bir kökten gelerek birlikte binlerce yıl zarfında Türkçeden hayli uzaklaşmış bir dile sahip olan Macarlar, daha doğrusu sonraki Macarlığı oluşturacak olan bazı Güney Urallı ve Güney Sibiryah boylar (Oğurlar) -ki içlerinden bazılarının Türk asıllı oluşu kuşku götürmez. Kendilerine 'Türk' diyen bu topluluk, 895 yılı itibariyle Orta Tuna boylarındaki toprakların fethini tamamlıyor ve buraya yerleşiyor. Bu dönemde Slav etnosundan inen toplulukların etnik tutkuyu kaybetmiş ve sönüşe geçmiş olmaları, zaten hatırı sayılır bir nüfusla bölgeye gelen Onoğurların bölgede erimeksizin kalmasına yardımcı oluyor. Avrupa’ya ilk geldikleri zamanlarda onları Onoğur ismiyle tanıyan diğer halklar bu ismi günümüze kadar sürmek üzere kullanmaya devam ediyorlar ve aynı kelimeden gelen Hungar vb. isimleri
Tarih
MacarlarOsman Karatay · Ötüken Neşriyat · 202029 okunma

Yazar Hakkında

Osman KaratayYazar · 20 kitap
1971 yılında Çorum'da doğdu. Çorum İnönü İlkokulu, Çorum Atatürk Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü (1995) mezunu. Yüksek lisansını Gazi Üniversitesi SBE Ortaçağ Tarihi dalında 'Bosna Krallığı: Bağımsızlıktan Osmanlı Fethine Kadar Bosna' adlı çalışmasıyla (2002) yaptı. Doktorasını yine aynı bölümde 'Maveraünnehir Bulgarları Hakkındaki Rivayetlerin Tahlili' konulu çalışmasıyla yaptı. Üniversite yıllarında iken 1993-1995 arasında Yeni Hafta ve onu takip eden Gündüz gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Sosyo-ekonomik konularda fikir yazıları yazdı. 1995 yılında CHA temsilcisi olarak Saraybosna’ya gitti ve üç yıl orada kaldı. Bu arada Sırbistan, Hırvatistan, Sancak ve Kosova gibi yerlere araştırma gezileri yaptı. Dönüşünde Türk Tarih Kurumu’nun Türkiye’nin Sosyal ve Kültürel Tarihi (TÜSOKTAR) projesinde çalıştı. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin kuruluşunda yer aldı ve 1999 -2000 yıllarında burada Balkan Araştırmaları Masası başkanlığı yaptı. Daha sonra Yeni Türkiye Yayın Merkezi tarafından yürütülen Türkler adlı projeyi yönetti. Dünyada Türkler hakkındaki en büyük çalışma olan toplam 37 ciltlik aynı adlı eserin ortaya çıkışında en fazla katkıyı yapanlardan biri oldu. Ayrıca bu esere iki bölüm yazdı. 2002 sonlarında Ankara’da KaraM yayınevini kurdu ve kısa bir süre sonra Çorum’a taşındı. Yayınevini bir Karadeniz Araştırmaları Merkezi hüviyeti kazanacak şekilde geliştirerek, 2004 yılı başında Karadeniz Araştırmaları adlı üç aylık akademik bir dergi yayınlamaya başladı. 2005 yılında ise Dr. Bilgehan A. Gökdağ ile birlikte 'Balkanlar El Kitabı' adlı büyük bir yayın projesine girdi. Halen KaraM’da bağımsız araştırma çalışmalarını sürdürmektedir.