·
Okunma
·
Beğeni
·
298
Gösterim
Adı:
Mürdüm
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051555676
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
- Az kalsın unutacaktım. Bir isteğim daha var, yapar mısınız?

- Ne demek dedecim!

- Yeni yurdunuzun adını ‘Ergenekon’ koyun. O da benim hatıram olsun.

- Her şey senin hatıran dede…

- Şunu da al evladım. Canın çektikçe yersin.

- Ne var o torbada?

- Mürdüm eriği. Gittiğiniz yerde yok…



Genel Türk Tarihi araştırmalarının yetkin ismi Prof. Dr. Osman Karatay, akademisyen kimliğinden sıyrılarak, okuyucuları Ergenekon’dan da öncesine götürüyor. Yıllardır Türk tarihinin temas edilmekten en fazla çekinilen, en çetrefilli meseleleri hakkında kalem oynatan ve yazdığı eserler sadece tarihçiler ve araştırmacılar tarafından değil, genel okuyucu kitlesince de beğenilerek takip edilen Osman Karatay, edebiyat sahasında da eşine pek rastlanmayan bir üslûp ve teknikle, sadece diyaloglardan oluşan Türk edebiyatının en sıra dışı romanlarından birine imza atıyor. “Türkleri Ergenekon’a çekilmeye zorlayan şey neydi? Ergenekon’a geçilmeden önce neler yaşandı? Niçin Ergenekon?” gibi sorulara, hayal dünyamızın derinliklerine işleyecek bir kurguyla cevap veriyor Osman Karatay.

(Tanıtım Bülteninden)
176 syf.
·Puan vermedi
Osman Karatay, tarihçi kimliğini edebi süslemeler ile bizlere sunuyor. Ergenekon öncesi konuşulanları, bizlere edebi bir dille anlatıyor... Mürdüm, Türk milletinin milli şuuru açısından okunması gereken kitaplardan biri...
176 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
-Son bir kez öpeyim dede... -Yavrum benim... Az kalsın unutacaktım. Bir isteğim daha var, yapar mısınız? -Ne demek dedecim! -Yeni yurdunuzun adını 'Ergenekon' koyun. O da benim hatıram olsun. -Her şey senin hatıran dede... -Şunu da al evladım. Canın çektikçe yersin. -Ne var o torbada? -Mürdüm eriği. Gittiğiniz yerde yok...
176 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Eser: Mürdüm
Yazar: Osman Karatay
Yayınevi: Ötüken
Sayfa:176

Tarihçi Prof.Dr.Osman Karatay'ın yazdığı ve Ergenekon destanı öncesi Orta Asya Türk Tarihini anlattığı çok güzel bir roman okudum. Roman da Yaburguların lideri Dede Kuvluk Bat ile torunu Edin arasında geçen zamanla ise Kuvluk Bat'ın çevresi ile torunu Edin'in arkadaşları arasında geçen diyaloglardan oluşan tarihi bir roman okuyacaksınız.

Edin yaşına göre herşeyi sorgulayan ve aklına yatmayan durumlara itiraz eden bir torundur. Onun yetişmesinde babasından çok dedesinin katkısı olmuştur. Soyu ile ilgili tüm bilgileri dedesinden öğrenmektedir. Arkadaş çevresi de onu zeki olarak görmektedir.

Kuvluk Bat ve sülalesi Yaburgurlar kaybettikleri tahtın ve kutun altında ezilmektedirler. Halk Kuvluk Bat ve Yaburgurlara saygılı ve onları çok sevmektedirler. Ülkeyi yöneten akrabaları kağan bu durumdan rahatsızlık duymaktadır. Bu yüzden de haber alma teşkilatını onları takibe ayırmıştır.

Haber alma teşkilatı üyelerinin çocukları ise torun Edin'in arkadaşlarıdır. Günümüzde atalarımızın dediği gibi çocuklardan al haberi söylemi roman içindeki çocuklar arasında da dikkat çekmiştir. Yaşlarına binaen babaları gibi onlarda birbirlerine karşı siyasi davranmışlar ve ellerindeki bilgileri sızdırmamak için çok uğraşmışlardır.

Kağan için sıkıntılı günler başlamıştır. Haber alma teşkilatının verdiği yanlış bilgiler ki yönlendirmeler kağana karşı halkı ve komşu devletleri düşman etmiştir. Kağan ise tahtını düşündüğü için soyundan olan Kuvluk Bat ve Yaburgurlulara karşı düşmanca tavır gütmüştür. Buna rağmen Kuvluk Bat ve Yaburgurlular ise hep kağanın yanında olduklarını açıklamalarına rağmen kağanı inandıramamışlar artı onların tüm uyarılarını kağan dinlememiştir.

Kuvluk Bat gelişmeleri anladığı için torunu Edin'i tembihlemiş ve onların Ergenekon denen yurda gidip çoğalmalarını söylemiştir. Edin ve halkı bu yolda hareket etmiştir. Dede ile torun arasındaki ayrılık konuşmaları son derderece önemlidir. Edin dersini tamamlamıştır. Dedeyi bırakarak yoluna devam edecekken dedesi ona içinde yiyecek olan bir kese vermiştir. Bu ne diye sorduğunda romana adını veren Mürdüm eriği der.

Yazacak çok şey var ama okumanız lazım. Güzel bir Ergenekon romanı okuyacaksınız. Hem de dönem isimleri ve bazı kelimeleri ile...
176 syf.
·Beğendi
Osman Karatay hocanın elinden cıkmış güzel bir eser. Önce söz vardı kısmında bu çalışmanın nasıl ve hangi içeriklerden geçerek bize ulaştığını aktarıyor. Birçok kişi romandan alıntılarla konuları özetlemiş. Ergenekon tarihimiz için altın harflerle yazılan destansı bir yer. Tarih okumuş biri olarak bunları okuyup düşünmek hayal etmek tarifi mümkün olmayan hislere yönlendirdi. Farklı hocalardan okuma fırsatım oldu. Ağırlıklı olarak da eski tarihimizi okumak bana keyif veriyor. Kitabı okurken filmi çekilse ne güzel olur dediğim eserlerden. Kim bilir bigün yapılıverir. Edebi bir dil beklemek gerekir. Eski Türkçe zaman zaman karşınıza çıkacak. Bilmiyorsanız sözlüğe bakmanızda fayda var. Ayrıca bazı siyasi kavramları da bilmek gerekiyor. Kut örneğini.
Kitabın tasarımını, rengini çok beğendim. Bir iki saatte soluksuz okuyacağınız kitaplardan. Konuşmalar şeklinde ilerleyen içerisinde çok hoş cümleler barındıran da bir yanı var.
Farklı Türk boylarından da bahsediyor.
Kahramanımızın adının Edin olması bence tesadüf değil. Diğer kitaplarını okuduğunuzda atayurtlarımızdan birinin İtil bölgesi olduğunu gösteriyor. Edin, Edil, İtil, İdil şimdi ne yazıkki Volga.
Detayları yakalayan arkadaşlar farkedecektir
Tamganın keçi olmasıdır. Devletleşen KökTürklerin keçiye saygıları devam edecek.
Lafın kısası alıp okumanız, biraz olsun bizi ata topraklarına götüren, oraların kokusunu duymanızı sağlayan bir eser.
En azından okuyun ve arkadaşlarınıza hediye edin.
Kanaat notu: 10/10
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
MÜRDÜM Ergenekon destanı öncesi olası konuşma ve olayların yer aldığı roman tarzı yazılmış bir kitap, tabi ki uzun çalışmalar sonucu ortaya çıkmış. Yaklaşık yazılıp bitmesi yedi seneyi bulmuş. Kitabın geri kalan yolculuk hikayesini hocamızdan okumak nasıl bir yolculuk yapıldığının anlaşılması açısından gerekli diye düşünüyorum.

"ÖNCE Söz VAR
Elimizdeki tek bilgi, komşuları tarafından soykırım derecesinde yok edilen bir halkın bir kısmının kurtuluşundan ibaret. Sadece destanı değil masalı bile tarih belgesi olarak gören bir anlayışta olarak bunun tarihîliğinden kuşkum yoktu. Destanın doğasını anlamak eski Avrasya tarih ve toplumunu bir bütün olarak kavramayı gerektiriyordu. Ve zaten o zamanlar kendimi tamamen eski toplumu anlamaya vermiştim. Destandaki tabakalarla ilgili Harmatta'nın bir çalışması ışık tutucu oldu. Ancak elde başka bilgi olmadığından, öncesi tamamen kurguya kalıyordu ve bir romanın konusu olabilirdi artık.

Sonu belli ama başı bilinmeyen bir olayın kurgusu için çok fazla ilham beklemek gerekecekti. Belki de bu kitabı sondan başlayıp yazmak lazımdı. Bütün komşularla kötü olmak, içte kötü bir yönetimi akla getirir. Türk budunun o felaket günlerinden önceki en az 600 yılını bildiğimiz varlığı, köklü ve nispeten güçlü oluşu anlamına gelir. Bundan gelen gurur ve aymazlık, içteki kötü yönetimi dikkatli olmamaya sevk ediyordu. Bu dikkatsizliğin bir iç muhalefete yol açtığı, ulusun bölünmüş ve gayrimemnun bir yapı sergilediği de tahmin edilebilir. Toplumda sınıfların varlığına inanan ama sınıfsal tavrı reddeden biri olarak, bu muhalefetin kara budun kadar ak kemikliler arasında da bulunduğunu düşünmeye zorlandım. Kötü yönetim adalet, maliye ve güvenlik alanlarında eşzamanlı ve bağıntılı olarak kendini gösterir.

Bu kitabı hazırlayabilmek için çok fazla ve değişik alanlardan teknik bilgiye ihtiyaç var. Eskiçağda, MS 100 senesi civarında nasıl bir Türkçenin konuşulduğu bunlardan biri. Diğer boylardan farklı olarak, Türk budunun nasıl bir coğrafyada yaşadığının tespiti diğer bir önemli konu. İnançlar ve değer yargılarını ise günümüzü o zamana taşımadan, o zamana giderek belirlemek ve kaydetmek gerekiyor. Dolayısıyla, bu kitabın bugüne ait bir eser olmaması için çok çabaladım..."
176 syf.
·9/10
Tarih göçlerin, savaşların, ölümlerin, antlaşmaların, birer yekunu gibi gözükse de içinde barındıklarıyla kolay özetlenemez anlatıları da barındırır. Elinizde kalem yok ise (Tarih öncesi ve yazının yaygın olmadığı dönemlerde) bunların da pek anlam ifade ettiğini düşünemeyiz. O halde sözlü kültür sağlam mirasıyla iyi irdelenmeli, hiç olmazsa anlaşılır kılınmalı. Karatay Hoca tam burada devreye girmiş, engin bilgisiyle görünmeyeni görünür kılacak, hayal dünyamızı zenginleştirerek tarihe daha fazla sempati duymamızı sağlayacak, güzel bir metin hikaye kaleme almış... Ergenekon çok konuşulan bir efsane... Öncesinde konuşulanlar onun nasıl husule gelmiş olabileceğini gösterebilir. Karatay hoca efsanenin ham hamuruna şekil vererek bir heykel serencamı ile okura sunmuş... Okumanız dileğiyle...
Kahramanlar kendileri için yaşamazlar. Onları kahraman yapanlar, uğruna savaştıkları halkları ve inançlarıdır. Ama kahraman öyle olmalı ki, düşmanları dahi takdir etmeli.
Osman Karatay
Sayfa 15 - Ötüken

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mürdüm
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051555676
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
- Az kalsın unutacaktım. Bir isteğim daha var, yapar mısınız?

- Ne demek dedecim!

- Yeni yurdunuzun adını ‘Ergenekon’ koyun. O da benim hatıram olsun.

- Her şey senin hatıran dede…

- Şunu da al evladım. Canın çektikçe yersin.

- Ne var o torbada?

- Mürdüm eriği. Gittiğiniz yerde yok…



Genel Türk Tarihi araştırmalarının yetkin ismi Prof. Dr. Osman Karatay, akademisyen kimliğinden sıyrılarak, okuyucuları Ergenekon’dan da öncesine götürüyor. Yıllardır Türk tarihinin temas edilmekten en fazla çekinilen, en çetrefilli meseleleri hakkında kalem oynatan ve yazdığı eserler sadece tarihçiler ve araştırmacılar tarafından değil, genel okuyucu kitlesince de beğenilerek takip edilen Osman Karatay, edebiyat sahasında da eşine pek rastlanmayan bir üslûp ve teknikle, sadece diyaloglardan oluşan Türk edebiyatının en sıra dışı romanlarından birine imza atıyor. “Türkleri Ergenekon’a çekilmeye zorlayan şey neydi? Ergenekon’a geçilmeden önce neler yaşandı? Niçin Ergenekon?” gibi sorulara, hayal dünyamızın derinliklerine işleyecek bir kurguyla cevap veriyor Osman Karatay.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Sebile Uzunpınar
  • ŞULE KILIÇ
  • Enes Alkan
  • Büşra Murat
  • Hamza KILIÇ
  • Özge Ülkü Eraslan
  • Esma Kara
  • Selçuk Bayramoğlu
  • Hasan Hüseyin RÜZGAR
  • Fatma yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (7)
9
%16.7 (3)
8
%38.9 (7)
7
%0
6
%5.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0