Osman hocanın en güzel eserlerinden bir tanesi. Kitap kafanızdaki çoğu soruya cevap oluyor. Dil olarak ağır olmamakla beraber her türden okuyucunun anlayacağı bir şekilde kaleme alınmış bir kitap. Aynı zamanda kitap antropoloji, etnoloji ve lengüistik açıdan örneklerle desteklenerek içeriği oldukça zengindir. Tarih severler için oldukça güzel bir kitap herkese tavsiye ediyorum.
Kitabın yazarı Osman Karatay hoca kendi alanında oldukça bilgili ve yetkin bir isim, tarih meraklıları gözünü kırpmadan herhangi bir eserini alıp okuyabilirler.
Kitapta değinilen konular çok
Özellikle Genel Türk tarihi hakkında farklı bir bakış açısına sahip olmak isteyenler için muazzam bir kitap. Yazar sadece siyasi ve kültürel tarihle sınırlı kalmamış aynı zamanda karşılıklı olarak Türklerin temas ettiği kavimlerle dillerini de kıyaslamıştır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Osman Karatay;
Türkiye'nin ilk düşünce kuruluşu olan Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (ASAM) kuruluşunda yer ald. Dünyadaki en büyük Türk tarihinin ortaya çıkışında katkı yaptı. The
Osman Karatay’ın bu çalışması, tarih yazımımızda uzun süredir tekrarlanan klişelere meydan okuyan önemli bir eserdir. Türklerin menşei meselesini yalnızca etnik bir soy ağacı takibine indirgemek
Tarihçi yazar Prof. Dr. Osman Karatay tarafından kaleme alınan bu eserde Türklerin kökenine dair bilimsel çalışmalar, okurlarca kolayca anlaşılabilir bir dil ile yazılmıştır. 17 bölümden oluşan bu eser yazarımızın Türklük çalışmaları hakkında son bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup; okuyucusuna Türk Tarihi hakkında kıymetli bilgiler sunmaktadır.
Anlatımı zayıf bir kitap. Türklerin kökeni sadece dil üzerinden çözümlenmeye çalışılmış ve yazar kurgu olaylar yaratıp, yine bu kurgular üzerinden kendince çıkarımlar yapmış. Anlaşılmayan ve karışık ifadeler de cabası. Olaylara objektif yaklaşmak bir yana, konu çoğu zaman saptırılarak başka milletlerle bir kıyas işine girişilmiş. Özellikle Etrüskler ve Türkler arasındaki olası bir bağlantı hakkında onlarca araştırma varken, bu tez birkaç cümleyle geçiştirilip yok sayılmış. Ayrıca yazarın yararlandığı kaynakları da pek güvenilir bulmadım. Metin içinde sürekli kendi yazdığı diğer kitaplara referans göstermesi de hem okumayı zorlaştırıyor hem de onları okumadan bu kitabı sindirmeyi olanaksız hale getiriyor.
Gerçek bir bilim adamı. Tarih bilim midir? tartışmasına hiç girmeyeceğim ama Osman Hoca’nın her bir kitabını okudukça dehşete düşmeye devam ediyorum. İyiki varsın adam. Daim olasın.
Ortaya koyduğu bağlantılar, geçiştirilemeyecek ve küçümsenemeyecek kadar önemli ve sağlam temeller üzerine kurulu. Bunun dışında eski çağda dünyanın her yerinin Türklerden teşekkül etmediğini, göçler vs. bağlarla kurulmuş ciddi kültür alışverişlerini açık yüreklilikle vurgulayabiliyor. Söz konusu tarih olunca bir kitapta aradığım en önemli özellik, araştırmacının, akademisyenin, kitabı yazanın doğru bilgiye, hakikate ulaşmak konusundaki kararlılığını hissetmektir. Bu noktada da size bir bilginin dayatılmadığı, ancak özümsemeniz için önünüze bir bilgiler yumağının bırakılarak, hakikate kendi kendinize ulaşmanızı sağlayan kitaplar benim için çok değerlidir. Türklerin Kökeni, yukarıda bahsettiğim sınıfta yer alan kitaplardan.
Genel olarak her türlü tarih kitabını sevmekle birlikte sorgulatan tarih kitapları daha çok ilgimi çeker. Osman Karatay, Moğollaştırma diktesine itiraz ederek Türklerin çıkış noktası için mantıklı önermeler getiriyor.
1971 yılında Çorum'da doğdu. Çorum İnönü İlkokulu, Çorum Atatürk Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü (1995) mezunu. Yüksek lisansını Gazi Üniversitesi SBE Ortaçağ Tarihi dalında 'Bosna Krallığı: Bağımsızlıktan Osmanlı Fethine Kadar Bosna' adlı çalışmasıyla (2002) yaptı. Doktorasını yine aynı bölümde 'Maveraünnehir Bulgarları Hakkındaki Rivayetlerin Tahlili' konulu çalışmasıyla yaptı. Üniversite yıllarında iken 1993-1995 arasında Yeni Hafta ve onu takip eden Gündüz gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Sosyo-ekonomik konularda fikir yazıları yazdı. 1995 yılında CHA temsilcisi olarak Saraybosna’ya gitti ve üç yıl orada kaldı. Bu arada Sırbistan, Hırvatistan, Sancak ve Kosova gibi yerlere araştırma gezileri yaptı. Dönüşünde Türk Tarih Kurumu’nun Türkiye’nin Sosyal ve Kültürel Tarihi (TÜSOKTAR) projesinde çalıştı. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin kuruluşunda yer aldı ve 1999 -2000 yıllarında burada Balkan Araştırmaları Masası başkanlığı yaptı. Daha sonra Yeni Türkiye Yayın Merkezi tarafından yürütülen Türkler adlı projeyi yönetti. Dünyada Türkler hakkındaki en büyük çalışma olan toplam 37 ciltlik aynı adlı eserin ortaya çıkışında en fazla katkıyı yapanlardan biri oldu. Ayrıca bu esere iki bölüm yazdı. 2002 sonlarında Ankara’da KaraM yayınevini kurdu ve kısa bir süre sonra Çorum’a taşındı. Yayınevini bir Karadeniz Araştırmaları Merkezi hüviyeti kazanacak şekilde geliştirerek, 2004 yılı başında Karadeniz Araştırmaları adlı üç aylık akademik bir dergi yayınlamaya başladı. 2005 yılında ise Dr. Bilgehan A. Gökdağ ile birlikte 'Balkanlar El Kitabı' adlı büyük bir yayın projesine girdi. Halen KaraM’da bağımsız araştırma çalışmalarını sürdürmektedir.