Dimitrina

Dimitrina
@Dimitrina
Bir Kraliçe asla savaşmaz. Varlığını geri çeker imparatorluk çöker.
Bir gün Taksim’de otobüs bekliyordum. Demin söylediğim gibi, insanlar bende hep merak uyandırdıkları için,duraktakilere dikkatle bakıyordum gene. Bir genç kadın fena halde sinirime dokundu. Aşırı süslüydü, rüküştü, kötü makiyajlıydı. Bayağılık akıyordu her bir yanından. On beş santimlik topuklarının üstünde zor durabildiğini belli ederek, aptal aptal sırıtıyor;çevresini, özellikle beyleri çapkın gözlerle süzüyordu. Derken, yanımızdaki elektrik direğin onaran orta yaşlı bir işçi direğe dayadığı yüksek merdivenden düştü. Bizler polise haber verilmesi, bir ambulans gelmesi için telâşlanırken, son derece sevimsiz sandığım o genç kadın, süslü giysilerinin kirlenmesine hiç aldırmadan, çamurlu kaldırıma oturdu. İnleyen işçiyi kucağına alıp, acı çeken çocuğunu avutan bir anne gibi, ona mırıl mırıl bir şeyler söyleyip durdu. Ambulans gelinceye kadar, yani bir hayli zaman, kucağından bırakmadı yaralı işçiyi. Ben de başına dikildim, içimden hep özür dileyerek, genç kadınla birlikte bekledim ambulansı.
Sayfa 47
Reklam
“Eğer Tanrı varsa, iyi bir Tanrı olması gerekir. Oysa bunca felâket var, savaşlar var, depremler var, trafik kazaları var. Hiçbir günah işlememiş insanlar, masum küçük çocuklar ölüyor. Böyle haksızlıklara izin veren, kötülüğe göz yuman bir Tanrıya ben neden inanayım?”
Sayfa 44
Daha kurban etmeyi anlamamışken ?!!
Vaktiyle Afrika’da bir yamyam kabilesinin törensel bir ağacı varmış. Yaşlılar, bu ağaca tırmanabildikleri sürece, kabilenin en değerli kişileri sayılır, büyük saygı görürlermiş. Ama ağaca artık tırmanamayacak duruma gelince, herkes toplanıp bir şölen düzenler, ihtiyarı bir güzel pişirip yerlermiş. Sevdikleri tarafından bir şölende yenilmek düşüncesi bana ayrıca hoş geliyor. Bu yamyamlık olayı Hıristiyanlıkta da var."Eucharistie” töreninde, Hazreti İsâ simgesel olarak yenilir. Papazın sunduğu ekmekle şarap, İsâ’nın etini ve kanını temsil eder. İsâ, kendisine inananlara,"yiyin, için; işte etim, işte kanım” der.
Sayfa 37
Ben tarafsız değilim. Açık seçik taraf tutuyorum. Yobazlığa karşıyım, ırkçılığa karşıyım, gericiliğe karşıyım. İnsanların sömürülmesine ve savaşa karşıyım. Sosyalizmden, sevgiden, kardeşlikten, aydınlıktan yanayım.
Sayfa 35
Necip Fazıl Kısakürek’in dinci olmadan önceki bir şiiri
KADIN BACAKLARI Her kadının bastığı yerde sanki kalbim var Kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden. Bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü, Gözlerinden ziyade bacaklarına yakın. Bir lisandır onların, duruşu, bükülüşü, Kadınlar! Onlar varken konuşmayınız sakın. İnce sütünlardaki ilâhî güzelliğe Bacakların ruhudur şekil veren diyorum. Bacakları bir kalın örtüde saklı diye Mermerde kalbi çarpan Venüs’ü sevmiyorum. Ömrümüzün geçtiği yolda, bana sorsalar Gidiyorum bir kadın bacağının peşinden. Boynuma doladığım güzel putu görseler. İnsanlar öğrenirdi neye tapacağını. Kör olsam da açılır gözüm, ona sürseler İsa’nın eli diye bir kadın bacağını.
Sayfa 24
Reklam