"Aramızdaki temel fark
ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üni-formalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan , sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşü-
yen, korkan bir insan.
Camdan dışarıya bakmaya devam ederek, dalgın bir sesle konuştu:
"İstanbul vefasız bir sevgiliye benzer."
Bu sözün altında derin bir acı olduğunu hissettim.
Ama herhangi bir şey söylemedim. Çünkü etrafını sey-rederken, sanki benimle değil de kendi kendine konuşur gibi söylemişti. Kısa bir sessizlikten sonra, sözüne devam etti:
"Sana hep ihanet eder ama sen yine de onu sevmeye
devam edersin.
"
... aşk gerçekten de, elde etmeyi istediğimiz kişiyi hiçbir şekilde elde edemediğimizde hissettiğimiz bir duygu. İşte tam da bu yüzden karşılıklı gizemin ortadan kalktığı, çiftlerin birbirini garanti altına aldığı evlilik ortamında, aşk da yerini sevgiye bırakıyor.
Bilinçaltımızın zaman kavramı yok. Onun için her şey sadece şu an gerçekleşiyor. Bu nedenle, olumlamalarda "çok başarılı işler yaptım" yerine
"çok başarılı işler yapıyorum" ifadesi etkiyi arttıracaktır.