Bir kez daha fırlamıştı yaşama iradesi bir panter gibi bedeninden ve parçalamıştı kılıfını: Zaman aktı ruhuna ve insanın karmaşası olan korku ve umut da.Artık sonsuz yaşamın Bin Suretli Tanrı'sını
düşünemiyordu, kendisini düşünüyordu yalnızca; gözleri ışığa aç kalmıştı, sert taşlara oturduğu ayakları açılmak, sıçramak ve koşmak istiyordu. Karısını.oğullarını,evini,sahip olduğu her şeyi düşünüyor; tüm duygularıyla içebildiği, kanının sıcaklığıyla hissedebildiği dünyanın o yakıcı faniliğini özlediğini hissediyordu.