İnsanların yaptığı kötülükler her ne kadar kendi iradeleri doğrultusunda yaptığı seçimler olsa da yine de insanın içinden gelen dürtü de etkin olmaz mı?
En basiti insanlar daha bebekken huyları anlaşılabiliyor ve bunu bilinçsizce yapıyorlar. Yani doğuştan gelen huylar. Kalıtsal, genlerden...
Eğer kötülük genlerimizde varsa, ki kitaptan öğrendiğim bilgiyle şiddeti tetikleyen bir gen, insanlara Y kromozomuyla aktarılıyormuş. Kadınlardaki XX, erkeklerdeki XY olduğuna göre kötülük (şiddet, öfke vs) erkeklere doğuştan kazanılmış bir özellik oluyor ki dünyadaki seri katillerin neredeyse çoğu erkek.
Yani birisi bir kötülük yapınca ,etik anlamda yanlış, ( tecavüz, cinayet gibi) onu suçlasak da içine girdiğimizde birçok neden var bunu yapmasına neden olan.
Doğuştan gelen istek, genler, çevresel faktörler* durum böyle olunca yapılan suçlar her ne kadar ağır da olsa bunun cezası nasıl olmalı çok düşünüyorum. Ama adil olmadığı kesin.
Kitabı okurken midem bulandı bazen. Kurbanlarına büyük bir soğukkanlılıkla korkunç işkence etmişler bu seri katiller. Ama seri katillerinin beyninin çok farklı çalıştığını düşünüyorum. Ek olarak Jeff Dahmer’in ölümünden sonra bilim insanları incelemek için beynini bile almış. Ama gözlem sonucunu internette bulamadım. Belki de hiç yayınlamadılar gözlemlerini.
Her neyse bu seri katiller hayatları boyunca da hep ezilen taraf olmuşlar. Sevgisiz büyümüşler.
Acaba diyorum bu insanlar güzel bir aile ortamında büyüselerdi yine aynı suçları ilerler miydi?
İşte bu kitabı alırken de bunları düşünerek büyük bir hevesle aldım. AMA kitabın bir KURGU OLDUĞUNU UNUTMUŞTUM.
Kitabın yazılma amacı, felsefesi harikaydı. Ama gel gelelim sonuçlar da sadece yazarımıza bağlı olduğu için bu sorunun cevabını yani “ Kötülük genlerden mi yoksa yetiştirilme tarzından mı gelir?”
“Kötülüğün kökenini arıyordu.
Amacı tedavi etmek değildi. Sadece anlamak istiyordu. Kavramak. Aydınlatmak.”
“Atalarımızın bizi aklayan en temel özelliklerini bulmak için.”
“Bunu hayal etmek hiç de zor değildi. Dosyasında resimlerini görmüştü. Kahverengi saç boyası yeterli değildi. Altındaki yüz hâlâ aynıydı. Belki de birkaç kilo fazlası vardı. Çok değil.
On yedi insanın öldürülmeden önce gördüğü son yüz.
Evet, aynadaki yüz hiç şüphesiz aynı yüzdü.
“Onun yüzü”
“Katiller böyle görünüyor olmalıydı.”