Yalnızlık ateşi ısıtıyor bulutsuluğumu,
(Sadece o değil)
Uçup geçiciliğimi arttırıyor,
Kalıcılık sıfıra yakın,
Geçmiş kanlıkusmuğumu vakumluyor boğazımdan,
Bedenim oksijensiz,
Bedenimi sensiz bir intihar girişmiş kadar
Kimsesiz, kendisiz, kuru çıplak, fakir
Teninde bile ardına ötelenmeyecek kadar
Ağırlık, korku, bayağı korkular buluyor.
“Şu andaki zamanda biz neyiz? O halde kimliğimizi kendisinden koparamadığımız ve onun kendisiyle birlikte sürükleyen bu kadar kırılgan bu an hangisidir?”
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir Ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu Ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu Ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedeni de aklın kendinde değil,fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aranmalıdır Sapere aude! “Aklını kullanma cesaretini göster!”