Belki önyargılı başladığım için belki de kurgu ve dilinde eksikler olduğu için zevkle okuduğum bir kitap olmadı. Özellikle beğenilen akıcılığı beni sıktı açıkçası. Çünkü akıcılığın bir süre sonra anlatımı sığlaştırdığını düşünüyorum. Kime sorsam "sonu ilginç" demişti, fakat o da yaşadığınız şu çağda çok ilginç gelmedi..
Kitabın içeriğine gelince herşeyi yaptırabilen bir aşk hikayesi diye geçiyor. Kitap bir cinayet üzerinden giderken kardeşin hikayesi ile değişik bir hâl alıyor. Uçlarda yaşanan duygular da bana hitap etmediği için içerikten de keyif alamadım. İlk Livaneli kitabıydı okuduğum, pek çok kişinin severek okuduğu bir yazar için emeğine saygısızlık edemem, kenara çekilirim..
Tüm toplumun bir anda kör olduğunu ve doğuracağı kaosun boyutlarını hiç düşündünüz mü? Körlük insanlığımızı ne derece kör edebilir? Yaşadığımız uygarlığın kusurları ve yapı taşları nelerdir? Göremeyen bir insan için neyin ne kadar önemli kalır? Aşkın gözü kör müdür ya da kör olduğunda mı gerçekten aşk yaşanır? Bakıp göremeyen bir toplum eleştirisi olabilir, ufaktan bir kıyamet senaryosu olabilir, toplumları yönetenlerin toplumu ne kadar düşündüğüne bir eleştiri de olabilir, bahsi geçen ülke bizimki de olabilir, kısacası müthiş tasvirleri ile okuyucuyu içine alan, uzun uzun düşündüren, olayların içinde çıkarımlar barındıran, noktalama işaretlerine muhalif distopik bir eser..
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma