Disconnectus Erectus

Puan vermedi·115 syf.··
10 günde okudu
·
2021 3. kitabı
Mustafa Kutlu
8.1/10 · 45,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·118 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Bazı kitapların zamanı hiç geçmiyor. İsmiyle müsemma bu kıtap da öyle. "Öfkeyle cezalandırılan kötülük şefkatle tedavi edilecek." niyetiyle yazılmış ve yüz yıldan fazla bir zaman sonra meyvesini vermiş bir manifesto aslında. Gayet açık ve anlaşılır bir dille okuru derin sorgulamalara sürüklüyor. Sadece önsözünü tekrar tekrar okudum. Konu idam ya da günümüz ıslah yöntemleri tavır hiç değişmiyor. Mesela, "İyilik taslayan bu boş lafların ardında sadece yürek katılını, acımasızlığı, barbarlığı, görevini yerine getirdiğini kanıtlama arzusunu, maaşını alabilme ihtiyacını göreceksiniz. Hâkimin kadife pençesinin altında celladın tırnakları hissedilir." derken adaletin altından sızan adaletsizlik göze çarpıyor. Son altı haftası ölüme hayata bakışı müthiş bir gözlem gücü ile tasvir edilen idam mahkumunun kurtuluşu adaletin işleyişinde değil kralın affetmesinde araması manidar. Celladın kibarlığı, rahibin duygusuz vaazı, halkın bir oyun izler gibi her seferinde o sehpa etrafında toplanıyor oluşu, tuhaf çelişkiler olsa da kitabın bunlara dikkat çekmesi dönemine göre büyük risk. Okuyup farkında olmak da bu dönemde risk değil mi? Bu arada kitabı okurken gözüme gelen müthiş bir film var, 12 kızgın adam, bir suçlunun mahkeme kararını veren jüri üyelerini seyirciye gözlemleme imkanı sunan çok iyi bir filmdir. İlginiz varsa tavsiye ederim.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma
Puan vermedi·252 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2020 13:21
Merhaba sevgili okur Nasıl hissediyorsun kendini? "Ölüden daha ölü", "taş kesmiş", "anlatısız", "kadife gibi", "yabancı", "köpük", ya da "kendinle ve tüm evrenle uyum içinde" ? Öyleyse eyvah! 'Kendilik' gürültülü çağın kurmaca düzeninde bir yanılsamadan ibaret belki de..Bizi biz yapan kavramları düşününce bedenimiz, beynimiz, öznesi ve nesnesi olduğumuz eylemler, hikayemizin başrolü mistik olgularla desteklenirse ruhumuz ve sezgilerimiz akla geliyor. 'Kendilik algısı' üzerine felsefîk ya da anatomik anlamda çok söz edilebilir. Fakat kitapta kendilik ekseninde kurgudan kopmuş hatta beden algısını yitirmiş, tüm hikayesini unutmuş, yabancılaşmış ya da Dostoyevski gibi farklı bir uyum yakalamış alzheimer, otizm, şizofreni, epilepsi gibi durumları yaşayan insanlar özgün bir şekilde anlatılmış. Hastalarla röportajlar yapılarak hastalığın yaşattığı hisler dile gelmiş. Bir yandan da felsefeyle desteklenmiş belgesel tadında bir kitap olmuş. Şimdi soruyorum: Kim olduğunu düşünmeyecek kadar meşgul bu çağda kurgudan kopmuş insanlar mı hasta yoksa kurguya herşeyiyle adapte insanlar mı sağlıklı?
Ya Ben Yoksam?Anil Ananthaswamy · Yapı Kredi Yayınları · 201876 okunma