Mr.Nobody

Duygularını bilemeyen, kafası genellikle karmakarışık, donuk bir yüz ifadesiyle dolaşan çevremizdeki kimseler, büyük bir olasılıkla, aşırı engellenmiş ve bastırılmış bir çocukluk dönemi geçirmişlerdir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendini açmak, eski önemli olayları anlatmak olarak değil, içinde bulunulan zaman süresi içinde, duygu ve düşünceleri paylaşmak olarak anlaşılmalıdır. Kişisel ilişkiler, geçmişteki yaşantıların karşılıklı aktarılması yoluyla, sağlam bir temel üzerinde kurulamaz. Kişiler birbiriyle etkileşimde bulundukları sırada, o anda, bu etkileşimden doğan düşünce ve duyguları paylaşabilirlerse kendilerini açmış olurlar.
Kendiniz hakkında tüm gerçekleri bildiğinizi savunamazsınız. Doğal olarak, hiç kimse kendisiyle ilgili tüm nitelikleri bildiğini iddia edemez. İnsan ömrü boyunca kendini tanımaya, kendisiyle ilgili yeni keşifler yapmaya devam eder.
Benlik bilinci, kişilerin kendileriyle ilgili, kafalarında taşıdıkları bir resme benzetilebilir. Kendini değersiz bulan kişinin resmi çarpıtılmış, gerçeği temsil etmeyen, yamuklaştırılmış bir resimdir. Her insan, kafasında taşıdığı "benlik resmi"ni gerçekleştirmeye yönelir. Bu resim ne kadar gerçekten uzak olursa olsun, zamanla sanki gerçekmiş gibi kişinin yaşamını etkilemeye başlar. "Kötü bir öğrenciyim," düşünce ve inancını kafasında taşıyan bir öğrenci, sınıfta niçin başarısız olduğuna birçok neden bulur. Fakat bu kişinin davranışını yakından gözlerseniz, onun iyi öğrenci olmaktan âdeta çekindiğini fark edebilirsiniz. Çünkü "kötü öğrenci" olmak, onun benlik bilincine uyar İyi not alan bir öğrenci durumuna gelmesi, ancak benlik bilincinde bazı değişikliklerin yapılmasıyla mümkün olabilir. Başarısız bir öğrenci olması, onun kendi hakkındaki "kötü öğrencı" inancını doğrular. Yine aynı biçimde, kendini sıkılgan olarak tanıyan bir insan, kendisini topluluk içinde konuşacak ya da soru soracak bir kimse olarak göremez. Böylece de kendisi hakkında olumsuz bir benlik sahibi olan kişi, benlik bilincine uygun beklentilerini gerçekleştirmeye devam eder. Kişinin bu kısır döngüyü kırıp, gerçek potansiyelini kullanabilecek bir duruma gelmesi için, bilinçli olarak, sağlıklı bir ortamda, benliğini yeniden inşa etmesi gerekir.
Kendini değersiz bulan kişilere rastlamışsınızdır. Bu kişilerin önemli bir bölümü oldukça zeki insanlardır. Fakat küçükken sürekli olarak kendilerinden daha zeki olduğu söylenen kardeşleri ya da arkadaşlarıyla kıyaslandıkları için, kendilerini "akılsız", "düşük zekalı", "ahmak" bilerek büyümüşlerdir. Bazı kişiler de küçükken arkadaşları tarafından alay edilerek koşullandırılmışlardır. Kimine "şişko" denmiş, kimine gözlük taktığı için "dört göz" adı verilmiştir. Kendini değersiz bulan insanların geçmişinde, yukarıda anlatılanlara benzeyen bazı olumsuz etkileşimler yer almıştır. Bu kişilerin geliştirdiği benlik bilinci, onların gerçek potansiyelini yansıtmadığı halde, yıllar yılı kafalarında bu benlik bilincini yaşattıkları için, değiştirilmesi zor bir duruma gelmiştir. Ancak, bilinçli bir çabayla, benlik bilincini yeniden inşa etmek olanağı vardır. Bu yeniden inşa yavaş bir süreçtir ve sağlıklı bir ortamı ve her şeyden önemlisi, kişinin bilinçli olmasını gerektirir