(Spoiler içerir)
Marquez’i seviyorum.Şimdiye kadar okuduğum bütün kitaplarını da çok beğendim.Bu kitabını da sevdim tek bir şey dışında kızın on beş(belki de on dörttü) yaşında olması.Kaldıramadım bunu yani doksan yaşında bir adamın on beş yaşında bir çocuğu uyurken sevmesi sınırlarımı aşırı zorladı.Okurken çok iğrenç buldum bir şekilde.Bu iğrençlik çocuğun yaşından kaynaklandı tabii ki de benim için.
Marquez’in kalemine diyecek yok elbette.Yazımını çok beğeniyorum.Sürükleyici de buluyorum açıkçası.Bazen yazımı kafamı karıştırsa da,buraya ne ara geldik desemde okumayı sevdiğim bir yazar.
Bu kitapta sadece on beş yaşındaki bir kız çocuğunun istismar diyebileceğimiz bir durumda oluşunu pozitif anlatımı canımı sıktı.
Spoiler içerir.
Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha kitabın ilk cümlesinde belli.Bir tek okuyucu değil tüm kasaba öleceğini biliyor.Ama kimse engel olamıyor.Toplumsal duyarsızlaşma diyebilir miyiz bilemiyorum ama kitabın sonuna kadar Santiago’nun öldüğünü bile bile belki kurtulmuştur diyorum.Namus meselesi deyip öldürülen bir adam.Angela’nın sevgilisi o muydu o bile belli değilken.Daha doğu ülkelerinde namus söz konusu olduğunda kadın öldürülür,işkenceye maruz kalır ama bu kitapta erkek öldürülüyor.Bunun şokunu yaşadım bir şekilde.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Savaşın toplum üzerindeki etkisi ayrıca bireyler üzerindeki etkisi ve aile içindeki etkileri çok güzel yansıtılmış.Ono karakterinin etrafında geçen savaş sonrası Japonya’nın durumuna bir bakış diyebilirim kitap için.
Romanda sürekli bir geriye dönüş var.Sammy’nin kendisiyle yüzleşmesi belki de bizim kendimizle yüzleşmemizdir.Kitap savaşta esir olmanın psikolojisini,hayatta kalma savaşını çok güzel anlatmış bence.
Serbest DüşüşWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016985 okunma