“ başıma keskin bir ağrı girdi. Bütün bunları, kısacık bir anda hatırlamak, göçük altında kalmak gibi. Tüm olumsuz duyguları, yaşantıları, gergin anları, hataları, kırgınlıkları, kavgaları bir anda hatırlamak… Korkunç. Ve zihnim bunu bana hep yapıyor. Başım ağırlaştı, taşıyamaz oldum.”
“ Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş dolmasına izin vermişsin.