Hayat savaş değilse hiçbir şey değildir. Toprak savaşıysa, savaşların en kutsalıdır. İnsanoğlu bu dünyada bir de savaşmıyorsa, ne işe yarar? Ottan çöpten ne farklı olur?
Şimdiye kadar ciddiye alınmış saçmalıklar dünyasından nasibini almış okunmayan incelemelerimden sonra daha az saçmalanmış ve keşfette sürekli karşılaştığınız incelemelerden birine daha hoş geldiniz, pes ediyorum antin kuntin duygu düşünce denizimden bir şeyler paylaşmaktan.
Italo Calvino ’nun bende yeri her zaman ayrıdır. Her ne hikmetse, aslında bunun aşırı mantıklı nedenleri olmasıyla birlikte, mimarlık fakültesinde görünmez kentler kitabı okutulup bundan tasarım projesi, kolaj ve model gibi bakınca bir anlam veremediğiniz ama hikayesi olan ürünlere dönüştürmenizi bekler hocalarınız. Bu nedenle normalde asla yapmadığım alışkanlık olan aynı kitabı pek çok kez okumama sebep olmuştur bu durum… ve ah kısa hikayeleri okumak… benim psikolojime veyahut kapasiteme bir türlü eğlenceli gelemeyen şeyler bunlar. Yani bu kadar şeyi sadece yazarın diğer kitaplarını okumaktan neden çekindiğimi anlatmak için aktarmak istedim, çünkü uzun süredir elimde olan ve asla kapağını açmadığım bir kitaptı kendileri.
Şimdi neden okuma kararı aldığımı söyleyeyim… keşfetime sürekli düşen bir video yüzünden, üç kız evet yanlış duymayacaksınız hepsi kitap okuyan bu grupta birinin ısrarla bunu övmesi sebebiyle… ah resmen instagram beni pozitif anlamda etkiledi, bu çok nadir olur da…
Aslında aynı mantıkla birbiriyle bağlantılı olan yani devam niteliğinde olan oldukça kısa hikayelerde oluşan bir derleme. Eh peki bu kız neden buna bir inceleme yazdı
diye soracak olursanız ki ben çok seversem yazarım. Bu adamın kafasına bayıldmmm çünkü. Hani şu herkesin tarot bakan bir arkadaşı olur ve küçük bir kitapçık sayesinde size hayatınız hakkında yorumlar yapar. Evet işte o değişik baktığınızda bir sürü anlam yüklediğiniz kağıtlar… bir de dokundurmazlar, enerji değişiyormuş diye. Ben realist bir insanım ilgimi