Kişi, varolmak için hep 'zaman çalmak' zorunda
olan varlıktır.
Bütün öteki varlıkların belli zamanları vardır
ne zaman, ne kadar süre, ne olacaklar, ne yapacaklar- belirlidir ve vardır bütün süreçleri.
Oysa kişi, en baştan, zaten, zamanı hiç olmayandır- kişinin zamanı olmadığı gibi, zaman, hiçbir zaman kişinin değildir.
Kişi, zamanı hiç olmayan-
ve zamanın hiç olmadığıdır.
Kişi 'zaman-dışı'dır hep. -Bu yüzden,
kendine zaman bulmak, çalmak zorundadır.
Kendi, öteki varoluşlarının "doğal/olağan"
süreçlerinin gözü, hep, kişinin üzerindedir:
Zırnık koklatmazlar ona kendi zamanlarından!
Kişi, zaman hırsızıdır - kişinin zamanı çalıntıdır
(: "Herkes uyuduktan sonra"...).
Kişi, herkesi uyutup, kendisi uyumamak,
uyanık kalmak zorunda olandır.
Kişi, kalmak zorunda olandır.
Kişi kalan-dır.
Sf.192,193