maRamy

Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Kişinin gerçek gücü, her an hiç olabileceğinin bilincidir - kişinin hiçliğinin olanağı, onun varlığıdır. Her an bir hiç olduğunu, hiçliğe girip çıktığını, geçip gittiğini bilmesi, kişinin bilincinin varlık temelini sağlar -sağlayabilir... Ölümdeki hiçlik, kişinin en öz varlığıdır. Kişi, hiç olabilmesiyle, varolur. Kişinin varoluşu, hiçoluşudur Kişiyi vareden, hiçliktir. Hiç'im, demek ki Var'ım: ( nihil ero, ergo sum...) Sf.171
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Kişi bir 'kendine-dönüş' sürecini başlatma girişiminde bulunduğunda, unutmamalı ki, aynı süreç, bir kendini- yitirme noktasıyla sonuçlanabilir. Kişi, kendini ararken, kendini hep yitirme tehlikesi altında -ya da, ters taraftan kişi, kendisini, hep, yitirme tehlikesi altındayken arayan varlıktır. Kişiyi kişi yapan, kendisine 'sahip olması', ya da, sanki yoğun bir çabalama sonucu, kendisini bulması' değildir — kendini aramasıdır; bu arama edimini de sürekli kılabilmesidir. Kişi, sürekli bir aramadır ya da bir aramanın sürekliliği... Kişi, 'arayış'tır. Sf.165
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Kişi, hep, kendisini, kendi kendini bilinçlendirerek atlatmak zorunda olan varlıktır. Kişi ancak kendi kendini atlatarak varolabilir: - Kendini tam ve sürekli bir bilinç içinde tutmağa çalışan kişi, ölümün kapısına dayanır -intiharın... Kişiyi yapan, bilinçtir; ama kişi bilinçle yaşayamaz -onunla, ancak, ölür... Sf.164
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
10. Kişi, bir insanın kendine dönüp dineldiği yerlerde oluşur o yerlerin toplamıdır. Bir insan, 'cins'inin özelliklerini yinelediği sürece kişi değildir ancak yinelenemeyecek, yepyeni bir yanıyla ortalama 'genellik'ten ayrıldığı yerlerde kişi olabilir. 11. Bir insan, kendi-bilincine -en azından, kendi-bilinci gereksinmesine ve çabasına— ulaşınca, bir kişi olur: Bundan önce, buna ulaşmadıkça, kişi değildir- şu homo sapiens'in bir 'örneği'dir yalnızca... 12. Kişi, 'birlik'te olamayandır. Kişi hep yalnızdır - bu da, zorunlu ve gereklidir. 13. Kişi ne olduğunu deneyerek bulmak zorunda olandır. Kişi ne olduğunu denemiyorsa, olduğu değildir - yani, kişi değildir. Sf.161,162
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Önümde uzayıp giden, geçmişimdir. Kendimi ona farklı gözlerle bakar kılmalıyım, dünyayı ona farklı gözlerle bakar kılmalıyım, Tanrı'yı ona farklı gözlerle bakar kılmalıyım. Onu görmezlikten gelerek yapamam bunu, ya da küçümseyerek, ya da yücelterek, ya da yadsıyarak. Onu yaşamımın, kişiliğimin geçirdiği evrimin kaçınılmaz bir parçası olarak kabullenmekle tam yapılabilir bu ancak acısını çektiğim her şeyi onaylamamla. Oscar Wilde Sf.156