Düşün-yolu, ne gelinip gidilmekle yerleşik hale gelmiş bir şose gibi biryerlerden biryerlere uzanır, ne de herhangi bir yerde kendi başına ortalıkta bulunur. Ancak ve ilkin yürüme; burada, düşünen sorgulama, yola çıkmadır. Bu, yolun açılmasıdır. Düşünce yolunun bu niteliği, düşünmenin geç-iciliğine özgüdür; ki bu [geç-icilik], gizemli bir yalnızlığa —sözcüğü üst; duygusal olmayan bir anlamda aldıkta- dayanır.
"Düşünme ne demek?" sorusuna yanıt vermenin kendisi, hep, yalnızca yolda olan olarak kalmanın sorgulamasıdır. Bu, durulacak bir yer edinme amacından daha kolay gibi görünüyor. Kişi, bir serüvendeymiş gibi, belirsizliğin içine doğru sürüklenip gider. Oysa, yolda kalmak için, her şeyden önce ve sürekli, yolu göz önünde tutmalıyızdır. Adım adım devinmek, burada, özsel olandır. Düşünme ilkin sorgulayan yürüme içinde yolunu kurar. Ama bu yol kurma, gariptir. Kurulan, geride kalıp yatıp kalmaz; tersine, sonradan gelen adımın içine kurulur ve onun önünü kurar.
Tabii ki şu olanak hep vardır, ve hatta büyük çapta gerçek olarak da öyledir ki, kişi, böylesi bir yoldan daha başından hoşlanmaz; ister, bunu çıkmaz ya da gereksiz, ister de, budalalık saydığından. Böyle bir tutumda, kişi, yola dışarıdan bile bakmaktan kaçınmalıdır. Belki de, onu açıkça görünür kılmak bile uygunsuzdur. Bu yönergeyle düşünmenin yolları konusunda ki bu genel deyini kesilmiş olsun.
Yoldayız. Bu ne demek? Henüz yolların arasındayız; intervias,
ve şimdi, rotamızı düzeltmek ve yeni yollar bulmak - kısaca, başarmak zorunda olduğumuz bu zamanda, son iki yüzyıl boyunca en aşırı biçimine götürülmüş olan bu eskil tutumdan kendimizi kararlılıkla kurtarmamız büyük önem taşıyor.
Biraz sonra, sokağa çıktığınızda, hangi yöne gideceğinize, hangi rotayı tutacağınıza karar verme durumunda kalacaksınız. Ve böylesi sıradan bir durumda başınıza bu geliyorsa, yaşamın ciddi kararlar aldırıcı anlarında çok daha fazlası gelir; örneğin, yapılacak seçimin bir uğraşı, bir meslek olduğu anlarda ve meslek de yol ve yön demektir. Descartes'in ölümünden sonra geride bıraktığı pek az kişisel not arasında, gençliğinden kalma bir tane vardır; bunda, Ansonius'tan eski bir dizeyi kopya eder; bu da, eskil Pythagorasçı bir deyimin yeniden söylenmiş biçimidir: Quod vitae sectabor iter? "Hangi yaşam yolunu izleyeceğim?"
Yaşam çok-yanlıdır. Her an ve her yer bize farklı yollar açar. Eskil Hint kitabının dediği gibi: "İnsan ayağını nereye bassa, yüzlerce yola adım atar." Böylece yaşam sürekli bir kavşaktır, sürekli bir yolunu-yitirmişlik. Bu yüzden, hep derim ki bence bir felsefe kitabı için en başlık, Maimonides'in bir ki tabının taşıdığı başlıktır: More Nebuchim - "Yolunu Yitirmişlere Kılavuz"
Kastamonu köylerinden birinde çok yaşlı bir kadına rastlamıştık. Ona, "Hâlâ ölmedin mi teyze?" diye takılanlara, başını dik tutarak: "Durun hele, yollar kalabalık" diye cevap veriyordu.
Sf.153,154