maRamy

Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Bağımlılık 'zorlanma'ysa, bu, bir yolu yürümeğe zorlanmaktır -belli, belirli, açılmış, açık bir yolu... Sf.114
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Garip, ama doğru: Kişiyi kendi yönünde yürütmek isteyen biri, onun kendi yolunu aramaya çıkmasını, kendi yönüne yönelmesini sağlayabiliyor. -Bu da, 'kendi' sözcüğünün dilsel kaypaklığı değil, yalnızca... Sf.90
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Düşüncenin devinimi, düşünen kişinin devinmesidir ancak - onunla gerçekleşebilir ancak: Yerleşik kişinin düşünceleri de durağan olur. Çünkü, içinde yeniye yer bırakmayan bir 'düzenliliği' yaşayan kişi, aslında, üst anlamda bir düzensizlik yaşıyordur -içinde yeniye yer tanımayan bir 'düzen', eskinin düzensiz karışımlarından başka bir yere ulaşamaz. Her an ayrıyı, aykırıyı, yeniyi yaşayan kişi, düzenli bir yaşam yaşıyordur. Sf.73
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Gezginlik de, öte yandan, hiçbir bağlantı taşımaksızın, salt gezmek için gezmek haline gelebilir rahatlıkla, kolayca -bu kez de tam bir boşluk... Zincirlerin -gergin ya da gevşek- tam yokluğu da, boşluğa köle olmaktır. Köleliğe tek çare, herhalde, zincirlerini koparmak ve zincirsiz kalmak değil, kendi zincirlerini kendisi yapmış, kendisi kendi ayaklarına takmış, bağlamış olmaktır- özgürlük de budur... (Hani, "kendi kendisinin efendisi olmak"tan söz edilir ya...) Sf.72
Koy başını omuzuma yine. Aldırma, söylenmeden kalsın Düşünülmedikler, bilinmedikler - bırak Unutulsun geridekiler, özlensin ileridekiler - bırak Yansısın camda donuk ışık, usulca ışıldarken Sabah, aydınlanırken uçup geçen yeşillik. Gel- uyuyalım güneş görününce, Aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık. Uyanacağız nasılsa, dikelmeden ışınlar, Dümdüz, aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız. Ama şimdi-sanki sevdalı gibiyiz şimdi, Sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri Şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle, Şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle Aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
maRamy
Yerleşiklik, her bir yandan bağlandığımız, hepsi de gergin zincirlerin verdiği bir dinginliktir ancak - yani, bir sıkı kölelik... Ama, "mutlak kölelik" dışında, her kölelik, köleye devinimde bulunduğu izlenimini verecek kadar gevşek tutar onun zincirlerini - gerginlik, zincirden zincir olarak uzaklaşma çabasıyla belirir; böylece de kişi, çok etken olduğu, sürekli etkinlikte bulunduğunu sandığı bir edilgenlik, bir sürüklenme içinde yuvarlanıp gitmez... Yerleşiklikten rahatsız olan kişinin gezginlikte aradığı, aslında, yerleşebileceği bir yerdir: Düzenini bozarak gezginliğe çıkan kişi, kendi düzeninin peşine düşmüştür. Sf.71