Ve en garibi de şu oluyor bazen; gündüz mantıklı görünen her şey, gecenin içinde anlam değiştiriyor.
İnsan bir mesajı, bir bakışı, yıllar önce söylenmiş bir cümleyi bile yeniden yaşamaya başlıyor.
Gece, hatırlamayı bilen bir şey gibi… Özellikle insan sustuğunda konuşmaya başlıyor.
Bence uykusuz gecelerin en ağır tarafı yalnızlık değil aslında; zihnin freninin olmaması.
Gündüz hayat insanı oyalıyor: işler, insanlar, sesler… Ama gece olunca insan kendinden kaçamıyor.