Komiktir, duyduğum en telkin edici sözler şunlardı: “Neden cesur olmaya çalışıyorsun? Neden özgüvenli olmaya çalışıyorsun? Boş ver, istediğin şeyi hisset. Neşelenme!”
Hayat; iyileşmek ve kötüleşmek, sonra tekrar iyileşmek üzerine kurulu. O yüzden kötüleşmek de hayatın doğal bir parçası ve bununla baş etmeyi öğrenmeliyim.
Ben bu dünyada tümüyle eşsiz biriyim, hayatımın sonuna kadar kendine bakması gereken biriyim ve bu sebeple ileriye doğru atacağı her adımda ona yardım etmeliyim, şefkatle ve sabırla; bazı günler dinlenmesine izin vermeli, bazı günlerde onu cesaretlendirmeliyim; bu tuhaf varlığın, yani kendimin derinliklerine indikçe mutluluğa giden bir o kadar yol bulacağıma inanıyorum.
Aşırılıklar genellikle birbirleriyle bağlantılıdır. Örneğin kendini beğenmiş görünen insanlar, kendilerine saygı duymamaya daha yatkındır. Başkalarının kendilerini örnek almalarını isterler. Fakat kendine saygısı yüksek olan bir kişi, başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne pek önem vermez.
Bakış açınızı onların geçmişinden kendi şimdinize çevirirseniz, kişisel deneyimlerinizi daha pozitif bir şekilde algılamaya başlayabilirsiniz. “Bunu fark etmemiş olmaları ne üzücü”den “Bunu fark ettiğim için ne kadar şanslıyım”a... Geçmişte semptomlarınıza bir anlam veremiyordunuz ama artık biliyorsunuz. Bu, rahatlamanız için bir sebep; daha çok acı çekmeniz için değil.