Ama nedir seni bu kadar endişelendiren? Her şey bir gün yitip gidecek. Hepimiz hareket halinde yaşıyoruz. Etrafımızdaki şeylerin çoğu da bu hareket hali yüzünden bir gün yok olacak. Bunun çaresi yok. Yitip gideceği zaman geldiğinde yitip gidecek. Yitip gideceği zaman gelene dek de var olmayı sürdürecek...Kendimizi akışa bırakalım. Düşünmek çare değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Kitabın dili çok akıcıydı ve severek okudum. Keiko'nun hayatını okurken onu otizmli bir birey olarak düşündüm. Bu şekilde okuyunca kitap bana daha anlamlı geldi. Ama sadece otizmli bireyler değil nöroatipik bireylerin hepsinin hayatı, normal kavramını sorgulayarak geçiyor. Bu bireyler "normal" insanların başarılı olduğu şeylerin yanı sıra daha sıra dışı alanlarda başarı gösterebilir, bu kitap özelinde de bunu markette görüyoruz. Keiko'nun marketteki yetenekleri kimse tarafından bir yetenek olarak görülmüyor, sadece tuhaflık olarak adlandırılıyor ve onu da gözden çıkarmak konusunda çok da hassas değiller. Çünkü kendileri bile yaptıkları işe değer vermiyorlar ki bir başkasının bu işteki becerilerini takdir etsinler. Ancak ben Keiko'nun marketteki olağan üstü becerisini bir çok yerde sergileyebileceğine inanıyorum. Sadece bunu tercih etmemiş ve etmesine de gerek yok zaten. Üniversiteye başladığında yarı zamanlı iş olarak kasiyerlik yerine başka bir iş imkanı önüne çıksaydı onda da bu şekilde bir takıntı geliştirip yetenekli olma potansiyeli olduğunu düşünüyorum.
Japon edebiyatının dinginleştirici, olaydan olaya sürüklemeyen, sıradan olaylara odaklanıp, sıradan insanların hayatlarına mercek tutmasına bayılıyorum. Bu kitaplar beni sakinleştiriyor ve oradan oraya uçan zihnimi alıp bulunduğum yere getiriyor. Bu kitap da yine bu şekilde deneyim yaşadığım bir kitap oldu. Ayrıca giriş gelişme sonuç değil de sanki yol üstünde biriyle tanışmışız, kısacık bir an hayatına şahit olmuş gibi bir his veriyor bu kitaplar. Vedalaşmayı hiç sevmem ve japon edebiyatının bu yarım kalmışlıkları o yüzden bana iyi hissettiriyor. Bu yarım kalmışlık sayesinde o karakterle başka bir yerde bir daha karşılaşma imkanım varmış gibi hissediyorum.
Ben kitabı severek
KasiyerSayaka Murata · Turkuvaz Kitap · 20193,677 okunma
Bir şey tuhafsa, insanlar çamurlu ayaklarıyla girip o tuhaflığın nedenini çözme hakkını kendinde buluyor. Bu beni fazlasıyla rahatsız ediyor; sinir bozucu, küstahlıktan başka bir şey değil. Çok rahatsız olduğumda ilkokulda yaptığım gibi karşımdakinin kafasına kürekle vurarak sesini kesmek istediğim olur bazen.