Diyadin Bingöl

Diyadin Bingöl
@Diya65
İnsanların övmesine ve beğenmesine önem vermemek lazım
Şair ne kadar doğru söylemiş: «Senin rızân dışında gözlerin uyanık kalması bâtıl; seni kaybetmenin dışında onların ağlaması ise zâyi’dir.»
Sayfa 242·Kitabı okudu
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nefsi terbiye etmek
NEFSİ ŞEHEVÎ ARZULARDAN SAKINDIRMANIN ÜÇ ÖNEMLİ ŞARTI Sonra bil ki; şu yola koyulman, hayır iş işlemeye tembel olan şu azgın nefsi şehevî isteklerden sakındırman ve nefse ağır gelen ibâdetleri ona kazandırman için üç aslı muhafaza etmek ve devamlı bir şekilde, usanıp gaflet etmeden onları düşünmek lâzımdır. Birincisi: Allah Teâlâ’nın teşvik edici ve korkutucu âyetlerini düşünmek. İkincisi: Allah Teâlâ’nın azâb ve afv ile muamele ettiğini düşünmek. Üçüncüsü: Kıyamet gününde kullarına vereceği sevab ve cezayı düşünmek. Bu üç fasıldan herbiri(nin izahı) birçok sayfalara muhtaçtır. Onun için «Tenbîhü’l-Ğâfilîn» adlı kitabı yazdık. Bu kitabda ise biz seni - inşâallah - maksada götürecek kelimelere işaret ediyoruz. Tevfîk Allah’tandır.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Din
Kader rızık
Faydasız şeylerden kalbin kurtulması ve az üzülmektir. Bunun için bâzı zâhidler -. «Kader hak olduğuna göre, üzülmek lüzumsuzdur» dediler. Bu sözün aslı Hz. Peygamber’den (s.a.v.) gelen bir hadîse dayanır. O, İbn-i Mes’ûd’a (r.a.) şöyle buyurdu : «Tasalanma! Takdir edilen şey olur. Takdir edilmeyen şeyde sana gelmez.»
Sayfa 166·Kitabı okudu
Din
Dünya hayatının geçici olduğu
DÜNYANIN GEÇİCİ OLDUĞU Hâsılı kelâm; ey insan, şöyle aklınla bir kere düşünürsen, dünyanın baki olmayıp geçici olduğunu, faydalarının zararlarını karşılamadığını, dünyada meşakkatlere, âhirette ise dayanamıyacağın acı bir azaba ve uzun bir hesaba sebep olduğunu anlarsın. Ciddî olarak bu gerçeği bilirsen, dünyanın fuzûlî şeylerinden sakınır, Rabbine ibâdet için ihtiyâcından fazlasını almazsın. Dünyanın nimet ve lezzetini terk ederek zevk u safâyi; ihsan sahibi, her şeyden müstağnî, her şeye kaadir ve mülk sahibi olan âlemlerin rabbine yaklaşacağın yer ve ebedî nimet evi olan cennete bırakırsın. Halkın vefasızlığını ve sana lâzım olacak yerde yardımlarından çok meşakkatleri olduğunu bilirsin de onlara karışmazsın. Ancak onlarla görüşmek zorunda kaldığın zaman, hayırlarından istifade eder ve zararlarından sakınırsın. Konuşmakla zarar etmeyeceğin kimse ile sohbet eder ve ona hizmet ettiğinden dolayı pişman olmazsın.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Acelecilik
Acelecilik çeşitli gayeleri (fırsatları) kaçırmaya sebep olan ve (insanları) ma’siyyete sürükleyen bir huydur. Ondan dört tane âfet doğar: Birincisi: Âbid hayır ve doğru yolda yükselmek ister ve çalışır. Bâzen maksadına kavuşmakta acelecilik eder. Halbuki o vakit yükselme zamanı değildir. Bu yüzden ya ye’s ve ümitsizliğe düşerek çalışmayı terk edip bu makama erişmeden mahrum kalır; ya da haddinden fazla çalışmak ve kendisini yormak suretiyle bu makama kavuşmadan kesilir. Böylece o ifrat ve tefrit arasında bocalar. Bunların her ikisi de aceleciliğin neticesidir. Hz. Peygamber’den (SAV.) rivayet edildiğine göre o, şöyle buyurmuştur: «Bizim şu yüce dinimiz sağlamdır. Orada mülâyemetle yürü. Arkadaşlarından ayrılan kimse ne yol kat’edebilir ve ne de rahatlığı kalır.» Bir atasözünde de: «Eğer acelecilik etmezsen maksadına kavuşursun» denilmiştir. Bir şair de şöyle demiştir: «Teenni ile hareket eden kimse bâzı ihtiyaçlarına ulaşabilir. Acele eden kimsenin ise ayağı kayar.» İkincisi: Âbidin bir dileği olur; onun hakkında Allah’a duâ eder ve acelecilik yüzünden duâyı çokça tekrarlar ve çalışır. Bâzen duanın vaktinden önce kabul edilmesi için acelelik gösterir ve bu yüzden dileğine kavuşamaz. Böylece ümitsizlik ve ye’se düşer, duâyı terk ederek arzu ve maksadına kavuşmadan mahrum kalır. Üçüncüsü: Birisi ona zulmederek kızdıracak olsa ona beddua etmekte acelecilik eder ve bir müslümanın helak olmasına sebep olur. Hattâ bâzen haddi aşarak günah ve helake bile düşer. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
Sayfa 92·Kitabı okudu