Değersizlik hissinin, iradeyi felç edecek kadar güçlü olduğu-
nu gördük değil mi?
Sınrlarınızı çizmediniz, kendi varlğınızı ortaya koyamadı-
nız, kendinizi saygıya layık bulmadınız, gönlü alınacak değerde
bir insan olmadığınıza hükmettiniz, incinen egonuzun sesini
kısmayı başaramadınız, egonuzu karşınıza alıp "Seninle kavga
edecek değilim, ben kim olduğumu, neye layık olup olmadiğı-
mı iyi biliyorum, hayır o telefonu açıp özür dileyecek değilim,çünkü bu kadar deģersiz hissetmiyorum" diyemediniz, varlık
ve benlik sınırlarınızı ihlal ettiniz,
Kendiniz gibi olmaktan korkmayn. Hepimizin eksikleri,
kusurları ve hataları var. Hayat artlarıyla eksileriyle bir bütün
halinde yașandığında büyülüdür. Sizi siz olduğunuz için seven
insanlar da var hayatınızda.
"Insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve
insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir. Değerli zamanımız yiyip bitiren önemsiz uğraşlar vardır. Sizi ilgilendirmeyen,üstünüze vazife olmayan işlerle meşgul olmak, boş durmaktan
daha yanlıştır. Özenli bir insan başkalarının islerine müdahale
etmemeli, diğerlerinin de kendi işine karışmalarını engellemelidir. insan önce kendi işiyle ilgilenmek zorundadır, herkese yararı olmak zorunda değildir. Arkadaslar için de aym kural geçerlidir. Arkadaşınızın verdiklerini kötüye kullanmamalı veya
verebileceklerinden fazlasını istememelisiniz. Özellikle kişisel
ilişkilerde, her seyin fazlası zarardır. Bilgece ve ölçülü bir yaklaşım, herkesin iyi niyetini ve itibarm en iyi biçimde korur, böylece dostluğun nimetleri de zamanla yıpranmaz. Böylece hem en
iyiyi seçebilecek deha ve özgürlüiğe sahip olur hem de beğeninin
yazıh olmayan kurallarına asla ters düşmezsiniz.
Tarihçiler bugün, tarihin bazı kapsayıcı amaçları merkeze
aldığı fikrini reddetmekte ve daha objektif anlatımlar için çaba
göstermektedir. Ancak yine de tarihte tam tarafsızlığa ulaşılamaz.
Bir gerçeğin reddedilemez bir șekilde doğru olduğu kanitlanabilse
bile tarih, bir tür anlatıma veya açıklamaya göre düzenlenmiş
bir gerçekler seçkisinden müteşekkildir. Hangi gerçeklerin
önemli olduğuna karar verme ve bunların diğer gerçeklerle nasıl
ilişkilendirileceği hususlarında tarihçi kaçınılmaz olarak kendi
sinifinin, kültürünűn ve hatta cinsiyetinin bakış açısına ihanet
edecektir.