Diyora Rakhmanova

Diyora Rakhmanova
Değersizlik hissinin, iradeyi felç edecek kadar güçlü olduğu- nu gördük değil mi? Sınrlarınızı çizmediniz, kendi varlğınızı ortaya koyamadı- nız, kendinizi saygıya layık bulmadınız, gönlü alınacak değerde bir insan olmadığınıza hükmettiniz, incinen egonuzun sesini kısmayı başaramadınız, egonuzu karşınıza alıp "Seninle kavga edecek değilim, ben kim olduğumu, neye layık olup olmadiğı- mı iyi biliyorum, hayır o telefonu açıp özür dileyecek değilim,çünkü bu kadar deģersiz hissetmiyorum" diyemediniz, varlık ve benlik sınırlarınızı ihlal ettiniz,
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayr demek bir özsaygı meselesidir. Özsaygı kendinizi nal ağladığınız, kendinize ne kadar saygı duyduğunuz ve ne kadar değer verdiğinizdir.
Kendiniz gibi olmaktan korkmayn. Hepimizin eksikleri, kusurları ve hataları var. Hayat artlarıyla eksileriyle bir bütün halinde yașandığında büyülüdür. Sizi siz olduğunuz için seven insanlar da var hayatınızda.
"Insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir. Değerli zamanımız yiyip bitiren önemsiz uğraşlar vardır. Sizi ilgilendirmeyen,üstünüze vazife olmayan işlerle meşgul olmak, boş durmaktan daha yanlıştır. Özenli bir insan başkalarının islerine müdahale etmemeli, diğerlerinin de kendi işine karışmalarını engellemelidir. insan önce kendi işiyle ilgilenmek zorundadır, herkese yararı olmak zorunda değildir. Arkadaslar için de aym kural geçerlidir. Arkadaşınızın verdiklerini kötüye kullanmamalı veya verebileceklerinden fazlasını istememelisiniz. Özellikle kişisel ilişkilerde, her seyin fazlası zarardır. Bilgece ve ölçülü bir yaklaşım, herkesin iyi niyetini ve itibarm en iyi biçimde korur, böylece dostluğun nimetleri de zamanla yıpranmaz. Böylece hem en iyiyi seçebilecek deha ve özgürlüiğe sahip olur hem de beğeninin yazıh olmayan kurallarına asla ters düşmezsiniz.
Tarihçiler bugün, tarihin bazı kapsayıcı amaçları merkeze aldığı fikrini reddetmekte ve daha objektif anlatımlar için çaba göstermektedir. Ancak yine de tarihte tam tarafsızlığa ulaşılamaz. Bir gerçeğin reddedilemez bir șekilde doğru olduğu kanitlanabilse bile tarih, bir tür anlatıma veya açıklamaya göre düzenlenmiş bir gerçekler seçkisinden müteşekkildir. Hangi gerçeklerin önemli olduğuna karar verme ve bunların diğer gerçeklerle nasıl ilişkilendirileceği hususlarında tarihçi kaçınılmaz olarak kendi sinifinin, kültürünűn ve hatta cinsiyetinin bakış açısına ihanet edecektir.