Abi ben yine enfes bişe okudum. Okumayı geç yaşadım. Cesur Yeni Dünya bu dünyanın içinde yaşadım. Başlıyoruz, 3 kuralımız var;
1. Mahremiyet yok.
2. Aile yok
3. Tek eşlilik yok.
Bu devletin standartlaştırılmış iki milyar yurttaşı sadece on bin soyadını paylaşır, dünyaya da doğarak gelmemişlerdir, önceden belirlenmiş rollerini yerine getirmek üzere 'kuluçkadan' çıkarılmıştır.Çocuklukta edilgen itaatin, maddi tüketimin ve önüne gelenle düşünmeden yatıp kalkmanın erdemleri hipnopedya (uykuda öğretim) yoluyla telkin edilir. İleriki yaşamlarında Dünya Devleti'nin yurttaşlarına ücretsiz somalar,hükümetçe onaylanmış haplar verilir. Bu haplar anında mutlu ediyor.Herkes çalışır ve herkes eğlenir. Herkes mutlu. Mutlu olmak mecburi. Zorunlu mutluluk. Ve sloganları ' Herkes herkes içindir .' Şimdi bir devlet düşünün devletin katmanları olan bir piramit hayal edin. En üst düzeyde yönetici ALPHA gri renk giyinirler. Liderler ve düşünürlerden oluşur.Ayrıca zeki ve çok güzeller.
Sonraki BETAlar alt düzey yönetici ve vasıflı işçilerdir mor elbise giyerler orta sınıfı temsil ederler.
GAMA yeşil giyerler. Hizmetçi ve yarı vasıflı çalışan işçi sınıfıdır. Bu Gamalar bokonovski denilen işlemle klonlaşmış sonra da kendi hallerinde bırakılıp doğal gelişimleri bir şekilde devam ettirmişler.
DELTA haki renk giyer. Bunlar da bokonovski yöntemi ile klonlaşmış. Zihinsel gelişimlerini etkileyen alkol veriliyor. Alt seviye fiziksel işleri yapıyorlar.Alkolle uyuşturulmuş işçi sınıfıdır. Kitapları ve çiçekleri sevmeyecek şekilde programlanmışlardır. Ama tüketmeye bayılırlar.
EPSİLON en alt katmandaki işcilerdir. Okuma yazma bilmezler. Klonlanmış aşırı itaatkar işçiler. Yani gelecek için mükemmel bir kast biçimi doğuştan başlıyor sınıfsal farklılık.
Gelecekteki dünya bu şekilde. Hastalık, mutsuzluk,
Öncelikle şunu belirteyim ki klasik bir kült kitabı -özellikle de bu kitap Dostoyevski'ye aitse- her zaman iyi bir çevirisi olan yayından okumak gerekiyor. Bu kitabı daha önce kötü bir yayından alıp okumayı yarım bırakmıştım ve kendime ben en iyisi mikrofonu İş Bankası Yayınları'na bırakayım demiştim. Şimdi bu diziden okudum ve bu davranışımın meyvelerini de yeterince aldığımı düşünüyorum.
KİTABIN HİKAYESİ VE İÇERİĞİNDEN İLGİNÇ NOTLAR
1) "KUMARBAZ" KİTABININ GERÇEK YAŞAM İLE İLİŞKİSİ
Dostoyevski bu kitabı 1867 yılında stenograf yani bir çeşit hızlı yazıcı olan Anna Grigoryevna Snitkin’in yardımıyla tamamlar ve daha sonra da bu kadınla evlenir. Anna ile bir müddet Avrupa’da yaşayan Dostoyevski aynı zamanda kumarbaz bir insan olduğu için Avrupa'da çok büyük paralar kaybeder. Rusya’daki dostlarından borç para ister. Kitaplarının yayımcısıyla anlaşma yapar, alacağı parayı romanları tefrika edilmeden alır ve hepsini yine kumarda bitirir..
2) KİTAPTA GEÇEN POLİNA KARAKTERİ HAKKINDA İLGİNÇ DETAYLAR:
Dostoyevski'nin yaşamında büyük bir aşk beslediği genç ve son derece güzel olan Polin Suslova adında bir kadın vardır. Bu kadın Dosto'nun diğer romanlarında da karşımıza şu şekilde çıkmıştı:
Suç ve Ceza: Raskolnikov'un kız kardeşi Dunya,
Budala: Nastasya,
Cinler: Liza
Karamazov Kardeşler: Katerina İvanovna
Bu romanlarda karşımıza farklı karakterlerde çıkan Polina Suslova, "Kumarbaz"da ise bizi daha yakın bir isimle Polina Aleksandrovna ile karşılıyor. Polina karakterini anlamak gerçekten beynimi çok yakan bir süreçti. Hatta kitabın bir sayfasına Polina'yı çözemiyorum diye not düşmüşüm. Çünkü Polina soğuk, küstah, bencil, karşıdakine hep küçümser şekilde bakan ama bazı zamanlarda ise fazla duygusal ve şefkatli olan hastalıklı bir karakter gibi gerçekten. Sanırım belki de