Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Emel Sayın sesi kadar görünümüyle de ilgi
çekerdi. Kırmızı ojeli, uzun tırnaklı ellerinin
güzelliğinden emin olduğu için, televizyonda
şarkı söylerken ellerini hep yanağının yakınında tutar ve o güzel ellerin karenin içinde kalmasına dikkat ederdi.
Bir başka söz yazarı Sezen Cumhur
Önal’dı. Söz yazarlığının yanı sıra televizyonda
ve radyoda müzik programları da yapardı.
Siyahi şarkıcılardan bahsederken kullandığı
“çikolata renkli şarkıcı” tanımı onu bir fenomen
haline getirmişti. Şarkıları anlatırken kullandığı sonbahar yaprakları, bitmeyen aşklar,
kumsallara vuran dalgalar gibi standart
kelimelerden oluşan klişe cümleler zamanla
birer “Sezen Cumhur Önal klasiği” oldular.
70’lerin başlarında gençler yazın kumsallarda
ateş yakarlar ve gitar çalarlardı. Ama zamanla
solcu olanlar romantizmi kusur olarak
görmeye başlayınca, gitar çalmayı bıraktılar.
Türk
halkı nelere inanmamıştı ki? Futbolda sekiz
sıfır yenilir ve ezilmediğine inanırdı. İhtilallerin
memleketin menfaati için yapıldığına inanırdı.
Dünyanın sadece Türk olduğu için kendisine
düşman olduğuna inanırdı. Hep bir şeylere
sonuna kadar inanırdı.