Her gün sabahleyin, doğan güneşe senden haber soruyorum. Ve de her gece çakan şimşeğe! Uyursam eğer, uyumakta olduğum halde, arzu, arzunun dikeni, arzunun ağırlığı, arzunun bıçkısı içine işliyor! Ve asla dertlerimi haykırmıyorum! Ey tatlı dostum, artık katı yokluğun sinesinde daha fazla uzaklaşma! Yüreğim parça parça, yokluğun acısıyla kesik ve kopuk! Hangi hayırlı gün, hangi eşsiz gün, bizi sonunda birleştiren gün kadar hayırlı ve eşsiz olabilir? Ama yokluğunun ruhumu bir başka aşkla doldurduğunu hiç düşünme! Çünkü yüreğim ikinci bir sevgiyi alacak kadar geniş değil!