Sözüm ev kadıniarına değil. Ev kadınlığını da küçümsemiyorum. Bunca işte çalıştım, en zor ve nankör işin ev kadınlığı olduğuınu bilirim. Benim üstünde durduğum, kadını bir ev çerçevesi içine kapatmak isteyen, böylece kadının coğrafyasını daraltacağını uman anlayış. Ortalıkta rahat cirit atabilmek için, hiç olmazsa nüfusun yarısını eve kapatma aklıevvelliği. Bu «ev kadını» tamlamasında, kadını eve kapatmak gibi bir art niyet var.
Herkes bir sirkin sahibi, ötekinin maymunu. Bir masada bilge laflar ediyor, ötekinde çekingen bir aşık oluveriyoruz. Kimse kendi kalbinin değerini bilmiyor, biri ona ışık tutmadan göğsünde zümrüt mü yoksa taş mı taşıdığını bilemiyor.
Batıkan Köse
Ortaköylü Prometheus
Geçmişte, "temize çekmek" bir özdenetim ögesiydi. Yazı o aşamada sıkıcana elden geçirilirdi. Ürünün dergiye, yayın organına, yayıncıya gönderilmesi, ikinci bir denetim aşamasından geçmek anlamına gelirdi. Sanal dünyada yaşanan özgürlük güzel tabiî, ama bedeli var: Çalakalem yazıdan SMS'e, oradan bekletilmemiş fikirlerin savrukluğuna, sık sık derbeder bir görünümle karşılaşılıyor.