Bazen dışarıdaki kalabalıklar bana öyle uzak geliyor ki;
Mecburi sohbetler, doldurulması gereken roller, sahte gülüşler...
Hepsi bitince içimde hep aynı cümle beliriyor;
"Tamam şimdi mağarama geri döneceğim"
O mağara benim kaçışım değil; nefes aldığım yer. Kendimi en doğru halimle hissettiğim, içimdeki tüm yükleri kapının dışında bıraktığım yer...
İçeri girdiğimde rafların arasında dolaşıyorum. Elimde o eski toz bezim. Kitapların sırtlarını tek tek siliyorum. Her birine dokunmak, sanki kendi içimde unutulmuş bir parçayı uyandırmak gibi...