Hayat hüzünleri, acıları,ağrıları,bir yandan da sevinçleri ve mutluluklarıyla akmaya devam ediyor. Kimi en acılı gününü yaşarken kimine yepyeni kapılar açılıyor. Velhasıl, dünya durmadan dönerken herkes kendi hayatını,kendi kaderini yaşamaya devam ediyor. Her sabah doğudan yüzünü gösteren güneşin, gün batımına kadar kime ne göstereceği her zaman olduğu gibi yine belli değil.
Psikiyatriye deliler değil, akıllılar gelir, dediğimde insanlar güler bana ama bu sözün altında yatan gerçeği onlara mutlaka,ayrıntılı olarak anlatırım. Derin ki iç dünyasında bir şeylerin yolunda gitmediğini, bir yerlerde bir yanlış olduğunu fark etmek için kişinin akıllı ve duyarlı olması gerekir.Keşke herkesin farkındalığı bu kadar yüksek ve herkes bu kadar duyarlı olabilse!
Mutsuzluğunu kadere yükleme.Savaş onunla .Mutluluğun peşine düş. Her yerde ara onu. Mutluluk emekle, çabayla, birikimle, acı çeke çeke gelir insana. Üstelik her emek, her çaba, her birikim, her acı mutluluk getirmez. Her şeyden önce hayatı mutlu bir insan olarak yaşamaya karar verenlere, bundan hiç vazgeçmeyen cesur ve tutkulu insanlara gelir sadece. Geçici hazlara , arada bir başımıza konan talih kuşlarının getirdiği şeye nasıl mutluluk diyemezsek,başımıza gelen kötü şeyleri de mutsuz olmakla bahane olarak kullanamayız.