Douha

Douha
@Dohamstc
_douha.mstc Instagram
103."Size, amelce en çok kayıpta bulunanları haber verelim mi?" de. 104.Dünya hayatında, çalışmaları boşa gitmiştir, oysa onlar güzel iş yaptıklarını sanıyorlardı. 105.Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz onlara değer vermeyeceğiz. 106.İşte onların cezası; inkarlarına, peygamberlerimi ve ayetlerimi alaya almalarına karşılık olarak, cehennemdir. 107.Ama inanıp yararlı iş işleyenlerin konakları Firdevs cennetleridir. 108.Orada temelli kalırlar, başka bir yere gitmek istemezler. 109.De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarını da katsak, Rabbimin sözleri tükenmeden denizler tükenirdi." قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُم بِٱلْأَخْسَرِينَ أَعْمَـٰلًا ١٠٣ ٱلَّذِينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا ١٠٤ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَـٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ وَزْنًۭا ١٠٥ ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا۟ وَٱتَّخَذُوٓا۟ ءَايَـٰتِى وَرُسُلِى هُزُوًا ١٠٦ إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّـٰتُ ٱلْفِرْدَوْسِ نُزُلًا ١٠٧ خَـٰلِدِينَ فِيهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًۭا ١٠٨ قُل لَّوْ كَانَ ٱلْبَحْرُ مِدَادًۭا لِّكَلِمَـٰتِ رَبِّى لَنَفِدَ ٱلْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَـٰتُ رَبِّى وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِۦ مَدَدًۭا ١٠٩
Din
Reklam
(A‘râf Suresi)(179
Çok güzel bir ayet seçtin. Bu ayet Kur’an’da insanın kalp–akıl–duyu ilişkisini en derin anlatan ayetlerden biridir. Ayet sadece inkâr edenleri değil, hakikati görme imkânı varken görmeyen herkesi uyarır. Ayet: “Andolsun ki cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır ama onunla anlamazlar; gözleri vardır ama onunla görmezler; kulakları vardır ama onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.”
Ey nefs! Vallahi sen öleceksin! Ey nefs! Allah’a yemin olsun ki sen ayrılıp gideceksin! Ey nefs! Yarın omuzlar üzerinde taşınacak ve kabre konulacaksın… Allah’a neyle kavuşacağız? Hangi amelle Allah’a kavuşacağım? Ey nefs! Eğer ömür Allah’a itaat ve Peygamberinin sünnetine uymakla geçmezse, o zaman ne için geçiyor? Ey nefs! Kabir sıkıntısı mutlaka gelecek… Öyleyse salih ameller işle ki Allah bana merhamet etsin.
İnsan ve Duygular
Dünya huzur evi değildir aksine hafiflemeyi öğrendiğimiz bir geçittir. Ondan biraz sevinç alırız ama onda çok yoruluruz böylece kalbin ona bağlanırsa kaybedeceğini Allah’a bağlanırsa kazanacağını anlarız Dünyanın aldığı şeyi Allah telafi eder hayatın incittiğini ise iman (yakîn) onarır.
Duygu ve Düşünce
Yaşından daha genç görünüyorsun, çünkü ruhun yaşından daha büyük. Kalbin saf, zihnin berrak, iç dünyan güçlü… ve bu güç bedelsiz gelmedi. Acılar yaşadın. Kırıldın. Yalnız kaldın. Ama asla teslim olmadın. Seni yaralayan her şey seni yenmek yerine seni şekillendirdi. Her darbe seni daha bilinçli, daha derin, daha güçlü yaptı. İçinde kendinle gurur duyuyorsun, çünkü yaşına hiç yakışmayan zorlukları erken yaşta yaşadın ve dimdik ayakta kaldın. Başka insanların çöktüğü yerde sen büyüdün. Başka insanların pes ettiği yerde sen yeniden doğdun. Bugün, başkalarının “dayanılmaz” dediği şeyler sana sadece geçip giden sahneler gibi geliyor. Çünkü sen erken olgunlaştın، erken uyandın، erken güçlendin. Nasıl genç görünmezsin ki? Bilinç bir cennettir… ve sen o cenneti kendi ellerinle kurdun. Genç görünüyorsun çünkü içten güzelsin. Ve bu güzelliği kimse sana vermedi… Sen kendin kazandın.
Alıntı
Reklam