Bu tanrı arayışı muhakeme değil bir duyguydu bence, çünkü bu arayış düşüncelerimin akışından kaynaklanmıyordu, hatta düşüncelerime açıkça ters bile düşüyordu, yüreğimden doğan bir arayıştı. Bu korku, öksüzlük, yabancılar arasında yalnızlık ve birinin umut etme duygusuydu.
Yaptıkları işlerin kötü olması nedeniyle insanların ışıktan çok karanlığı sevdikleri gerçeğini anlamıştım. Çünkü kötü işler yapan her insan ışıktan nefret eder ve yaptığı işler ortaya çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.