Şimdi her Türk Atatürk'ü, her şeyden önce duygu ve heyecan açısından görür. Halbuki Atatürk bir duygu ve heyecan adamı değildi. Yargılarına, kararlarına ve davranışlarına daima mantık hâkim oldu. Ama bizim çocuklarımızın onu bir his(duygu) ve heyecan açısından görüşleride haklıdır. Bu bir kaderdir ki, kahramanların hikâyesine damgasını vurur.
Yani tarih öncesinden beri insanoğlu kahramanını, o kahramanın gerçek malzemesinin kendisine doğru renklerine göre yaratır.