Osmanlı edebiyatının önemli eserlerinden biri olan Sergüzeşt, kölelik meselesini ele alışıyla beni derinden etkiledi. Dilber’in küçük yaşta esir olarak satılması, türlü zorluklar içinde geçen hayatı ve yaşadığı imkânsız aşk, o dönemin konuları arasında.
Romantik bir üslupla acı dolu bir hayatı anlatırken, insana özgürlük ve insanlık kavramlarını yeniden düşündürüyor. Dilber’in masumiyeti, hayalleri ve yaşadığı trajedi kitabı bitirdikten sonra bile akılda kalıyor.
Bana göre Sergüzeşt, hem dönemin sosyal yaralarını gösteren hem de duygusal yönüyle okuyucuyu içine çeken güçlü bir eser. Okurken hüzünlendim, öfkelendim ama en çok da dönemin şartlarını anlamaya çalıştım.
Sergüzeşt, sadece bir roman değil, bir vicdan meselesi diye düşünüyorum. İçtenlikle tavsiye ederim lütfen bir şans verin :)