Adil olmadın be dünya
Üşüyeni kuşatıp örtmedin
Karaladıkça kâğıtları dizelerce
Hep bir daha ve bir daha ağlattın.
Dirilerin dururken
Ölülerinle el tutuşturup
Ölülerinle seviştirdin.
Adil olmadın be dünya
Tüm ezberleri bozdurdun
Gün geldi gül diken açti
Gün geldi alev yakmadı.
Siyah beyazı sildi
Bir hevesle doğmuş çocuklar
Ne umup ne bulmuşlar
Adil olmadin be dünya
Yer altında çalışan kaldı yine oralarda Üstündeyse ezen ezene çala düzen uyumakta.
Söz vermişim çikarken çatal kapıdan
Üşümesin fidanlar dalda diye
Kefene günes toprağa ayı giydirmişiz oysa
Söyle hangi dev dalga yıkabilir davamızı
Hangi sevda üstün
Hangi güneş sıcak yüreğimizden
Bilemezsin ne uzağım diyarına
Umudun tozu dumana kattığı nesildik biz
Haydutlara, çıyanlara
Ucu yanmış mektuplara
Zamanlı zamansız asılmalara sevdayız..
Umudu yol yap gidemesen de
Sevgiyi bent yap göremesen de
Deniz olmakta değil maharet
İçinin nehirlerini kurutmamak da
Tutsak olmadan yaşamak
Beklemeden kutsanmayı
Bak ardına ne kalmış
Bir şeref bir haysiyetten başka
Kim bırakmamış ki onur denilen,
Pamuk ipten düne mecbur bugünü
Ya da kim onursuz yaşadığın
Söyleyecek kadar onurlu
Bak ardına Yok mu kimse
Sefanın saltanatın gölgesinde mi kalmışlar
Emek denilen şey yine mi topal yine mi kör
Etekleri zil çalan ucubeler
Yine mi ön saflarda yer tutmuşlar
Yok be dostum alan
Ayakları kırık bu masayı pazardan
Bugün yoksa eger direnci kırıksa ayakları Mecali tükendiginden değil de bilesin
Onursuzlara bel bağlamadığından..